Skip to content Skip to left sidebar Skip to right sidebar Skip to footer

Etiket: google

Hızlı ve Ücretsiz DNS Sunucular

Basit olarak, DNS ana görevi belirli makine adlarının bilgisayarların anladığı IP numaralarına olan isteklerini çevirmek olan ağdaki dağıtılmış veritabanları sistemidir. Eşleşen IP numalarıyla makine adlarının bilgileri dizinde saklanır. Bu dizin de alan adı sunucularında depolanır.

Okumaya devam et

Facebook, VR Oyunları İçin Beat Games’i Satın Aldı

VR sektöründe daha büyük işler yapmak için çabalayan Facebook, yakın zamanda duyurusunu yaptığı Horizon’u 2020’de kullanıma sunacak. VR alanında Facebook’un gelişme adına attığı son adım ise Beat Games’i satın alması oldu. Bunun Horizon ile bir ilişkisi olup olmayacağını ilerleyen günlerde göreceğiz.

Facebook’un AR/VR içerik müdürü Mike Verdu’nun yaptığı açıklamaya göre Facebook’un Beat Games’i alması sadece bir başlangıç. Facebook dünyanın en iyi VR şirketlerini ve şirketlerin ürünlerini, şirketlere absürd miktarda Facebook stoğu teklif ederek alabiliyor. Dünya üzerinde böyle bir teklifi geri çevirecek VR şirketi sayısı, sanıyoruz ki bir elin parmaklarını geçmez.

Facebook’un ikinci VR girişim dalgası başlıyor

oculus rift

Facebook 2014’te Oculus VR’ı satın almıştı. Bu zamandan beri donanım ve araştırma ekipleri oluşturmak için çalışmalar yapıldı ve şimdi bu ekipler Oculus Quest gibi nitelikli ürünler ve el takip, Oculus Link gibi yeni özellikler üretmekte. Bütün bu efor ve para GoogleMicrosoft ve Apple gibi şirketlerin gerisinde kalmamak amacıyla sarfedildi. Şimdi Facebook, bu şirketler arasında yer almak için yeni projelerinde eksiklerini düzeltip sonraki turu kazanmak durumunda.

Facebook Horizon

Horizon, kendi karakterinizi el hareketleri ve kumandalarla kontrol ettiğiniz, insanlarla iletişme geçip farklı mekanları dolaştığınız yeni bir oluşum. 2020 yılında kullanıma açılacağı duyurulan bu sanal dünya, arkadaşlarınızla buluşmanızı, çeşitli etkinliklere katılmanızı ve oyunlar oynamanızı sağlayacak. Kendi oluşturduğunuz karakterle özgürce dolaşabileceksiniz. Uygulama o kadar özgür bir mekaniğe sahip ki karakterinize ağırlık yapmasın diye bacaklardan bile kurtulacak!

horizon

Facebook temsilcilerinin dediklerine göre uygulamaya giriş için Oculus ID kullanılacak. Ama yine de sisteme bağlanacak bir Facebook hesabı gerekecek. Bunun nedeni ise güvenlik sorunlarının önüne geçmek ve Facebook arkadaşlarınızla uygulama içerisinde iletişim sağlamak.

Horizon-Beat Saber bağlantısı olacak mı?

beat saber

Facebook Beat Saber güncellemesinin bütün VR cihazlarına aynı anda geleceğini söylüyor. Şirket, Aralıkta çıkarmak üzere bazı bölümler bir için 360-derece modu geliştiriyor. Yakın zamanda gelecek olan çoklu oyuncu modunun nasıl işleyeceği hakkında henüz bir bilgimiz yok. Oyunun Horizon ile bir bağlantısı olup olmayacağı sorusuna ise Facebook bir cevap vermedi.

Huawei Harmony OS, 2020’de En Popüler 5. İşletim Sistemi Olacak

Huawei’nin ABD ve dolayısıyla Google ile yaşadığı sorunlar sonrası gün yüzüne çıkardığı işletim sistemi Harmony OS, 2020’nin sonlarına kadar en çok kullanılan beşinci işletim sistemi olacak ve Linux’ü geçecek.

ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşından en çok etkilenen ve yeni çıkardığı akıllı telefonlarda Gmail, YouTube, Google Play gibi Google servislerini kullanamayacak olan Huawei, Android temelli geliştirdiği kendi işletim sistemini çıkarmıştı: Harmony OS.

Huawei’nin halkla ilişkiler kıdemli başkan yardımcısı Joy Tan, verdiği son röportajında Harmony OS’un daha az satırda koda sahip olduğunu ve daha güvenli olduğunu söyledi. Counterpoint Research’ün bir raporuna göreyse Huawei’nin işletim sistemi 2020’nin sonuna kadar Linux’u geçecek ve en popüler beşinci işletim sistemi olacak.

En popüler beşinci işletim sistemi

Huawei Harmony OS

Joy Tan, verdiği röportajda “Harmony OS, oldukça güçlü fonksiyonlarıyla hafif, kompakt bir işletim sistemi. Pazardaki diğer işletim sistemleriyle kıyaslandığında daha az sayıda kod satırına sahip ve bu yüzden daha güvenli. Huawei’nin işletim sisteminin amacı Android ve iOS’ten farklı. Geliştiricilerin tek yapması gereken uygulama geliştirmek, uygulamalar esnek bir biçimde çoklu terminallere gönderilecek” ifadelerini kullandı.

Tan daha sonra Counterpoint Research’ün raporuna değindi ve Harmony’nin 2020’nin sonuna kadar Linux’ten daha popüler olacağını, böylece dijital cihazlardaki en popüler beşinci işletim sistemi olacağını dile getirdi.

harmony os

Counterpoint’in raporuna göre Huawei’nin bağımsız işletim sistemi Harmony OS, 2020’de %2’lik pazar payı kazanacak. İşletim sistemlerinin şu anki pazar payları ise şöyle:

  • Android – %39
  • Windows – %35
  • iOS – %13,87
  • macOS – %5,92
  • Diğerleri – %0,77

Harmony OS aslında Ağustos ayında HDC2019’da yayınladı. İşletim sistemi, “mikrokernel”in tasarım konseptini benimsiyor. Bu tasarım Android ve diğer işletim sistemlerindeki “makrokernel”den daha farklı. Mikrokernel temelli dağıtılan işletim sistemi, birçok farklı donanımla çalışabiliyor. Böylece Google’ın Fuchsia’sından ya da QNX’ten daha hızlı süreçler arası iletişime sahip olabiliyor.

WWW’nun Mucidi, İnternet İçin Küresel Bir Eylem Planı Açıkladı

World Wide Web’in mucidi olarak tanınan Tim Berners-Lee, çevrimiçi dünyayı herkes için daha güvenli kılmayı amaçlayan küresel bir eylem planı yayınladı. Google ve Facebook gibi devlerin desteklediği yeni web sözleşmesinde hükümetler, şirketler ve vatandaşların uyması gereken 9 temel ilke bulunuyor.

1989’da CERN laboratuvarlarında HTML işaretleme dilini geliştirerek ‘Dünya Çapında Ağ (WWW)’ olarak da tanımlanan bilgi paylaşım sistemini hayata geçiren Tim Berners-Lee, Contract for the Web (Web için Sözleşme) adında 9 ilke üzerine kurulan 72 maddelik bir eylem planı yayınladı.

Contract for the Web

Çevrimiçi dünyayı güçlendirmeyi ve herkes için daha güvenli bir yer yapmayı amaçlayan sözleşme, hükümetleri, şirketleri ve sivil toplumu temsil eden 80’den fazla kuruluşun temsilcileri tarafından hazırlandı. Contract for the Web’te hükümetler, şirketler ve vatandaşların uyması gereken 9 temel ilke altında 72 madde yer alıyor. Bunlar arasında uygun fiyatlı, güvenilir internet erişimi sağlama, medeni söylem ve insan onuruna saygı duyma gibi ilkeler de bulunuyor.

 

Berners-Lee’nin girişimi başlangıçta, Microsoft, Google, DuckDuckGo ve Facebook gibi teknoloji şirketleri ve Electronic Frontier Foundation gibi kar amacı gütmeyen gruplar da dahil olmak üzere 150’den fazla kuruluşun desteğini aldı. The Guardian gazetesi, Amazon ve Twitter’ın destekçiler listesinde yer almadığını; ancak 25 Kasım’dan (bugün) itibaren Twitter logosunun Contract for the Web ana sayfasında görünmeye başladığını söylüyor.

Twitter’ın siyasi söylemdeki artan rolü, yakın zamanda platformunda siyasi reklamları yasaklamasına neden olmuştu. Bu nedenle şirketin söz konusu girişime destek vermesi bilhassa çok önemli. Sözleşme, küresel teknoloji ve internet şirketlerinin kullanıcıların gizliliğine ve kişisel verilerine saygı duyma zorunluluğu da dahil olmak üzere, verilerin suistimal edilmemesi için yapması gerekenleri içeriyor. Belirlenen ilkelere uymayan şirketler ise sözleşmeye destek veren şirketler listesinden çıkarılacak.

“Web için 10 yıllık bir plana ihtiyacımız yok. Web’i şimdi dönüştürmeliyiz” diyen Berners-Lee, web için ortak bir vizyon sunmak istediğini belirtiyor. Almanya, Fransa ve Gana hükümetleri sözleşmenin kuruluş ilkelerini imzaladılar. Contract for the Web, hükümetleri herkesin internete bağlanabilmesini sağlamaya ve interneti her zaman erişilebilir kılmak için çalışmaya çağırıyor. Sözleşmedeki maddelere buradaki bağlantıya tıklayarak göz atabilirsiniz.

İlk Üretilen Ürünleriyle Sizi Şaşkına Çevirecek 20 Ünlü Marka

Şu anda dünya devi olan markaların bir gün minicik şirketler olduğunu hayal etmek zor olabilir. Aslında hepsi, oldukça zorlu şartlar içeren bir başarı hikayesine sahip. Kimi insanlar bir anda başarı elde etmenin çok daha etkileyici olduğunu düşünse de birazdan göreceğiniz şirketlerin her biri ilk adımlarını hem minik hem de sağlam atarak bugünlere gelmiş! İşte piyasaya sürdükleri ilk ürünleriyle sizi şaşkına çevirecek markalar…

1. Pirinç pişirici (1946)


Kurucuları: Masaru Ibuka, Akio Morita
Kurulduğu lokasyon: Tokyo, Japonya

2. Dünya Savaşı’ndan sonra Sony’nin kurucularından Masaru Ibuka, birçok evde elektrik olduğunu ancak elektriğin düzgün bir biçimde kullanılamadığını fark etti. Bu yüzden bu minik pirinç pişiriciyi tasarladı! Ancak bu basit makine ya pirinci fazla pişirerek lapa yapıyor ya da az pişiriyordu. Dolayısıyla ürün, hiçbir zaman piyasaya sürülmedi ancak şu anda Sony bünyesinde muhafaza edilmeye ve sergilenmeye devam ediyor.

 

2. Online kitap mağazası (1994)


Kurucu: Jeff Bezos
Kurulduğu lokasyon: Washington, ABD

Şu anda dünyanın en büyük şirketlerinden biri olan Amazon, bir zamanlar minik bir online kitap mağazasıydı. “Cadabra” adındaki bu kitap mağazası zamanla büyüdü, gelişti ve şu anda bildiğimiz Amazon’a evrildi! Bezos’un online kitap mağazası için Amazon ismini tercih etmesinin sebebiyse a harfiyle başladığı için listelerin en başında yer alacak olması ve hoş bir anlama sahip olması…

3. Kart oyunları (1889)


Kurucu: Fusajiro Yamauchi
Kurulduğu lokasyon: Kyoto, Japonya

Nintendo, 1980’li yıllarda piyasaya çıkardığı efsanevi oyunlarıyla video oyun sektörünün devlerinden biri haline gelmiş bir isim. Ancak bir zamanlar Nintendo da minicik bir şirketti. 1889 yılında kurulan Nintendo’nun piyasaya çıkardığı ilk ürünlerden biri de kart oyunları! Bu basit kart oyunları onlara öyle kapılar açtı ki Nintendo, bu iyiliği asla unutmadı ve marka adını seçerken bile buna dikkat etti. Nin-ten-do olarak üç parça halinde okunan bu kelime, piyasaya sürdükleri ilk kart oyununa bir gönderme içeriyor.

4. Ahşap oyuncaklar (1923)


Kurucu: Ole Kirk Christiansen
Kurulduğu lokasyon: Billund, Danimarka

Birbirine geçen plastik tuğlalarıyla tüm dünyada tanınan Lego, aslında bir marangoz tarafından icat edildi. 1930’lu yıllarda çocuklar için ahşap oyuncaklar tasarlamaya başlayan Christiansen, 1947 yılında bugün bildiğimiz plastik legoları tasarladığında kimse onunla ilgilenmedi. Oyuncak şirketi, bunun gereksiz bir yatırım olduğunu düşündü. Fakat Christiansen durmadı ve Lego, bugün bildiğimiz Lego olma yolunda emin adımlarla ilerledi.

 

5. Kargo hizmeti (1943)


Kurucu: Ingvar Kamprad
Kurulduğu lokasyon: Älmhult, İsveç

IKEA’nın kurucusu Kamprad, ticaret hayatına henüz 5 yaşındayken atılmıştı. Kibrit, çiçek tohumu, kartpostal ve yılbaşı ağacı dekorasyonları gibi basit ürünler satarak bunlardan kâr elde eden Kamprad, IKEA’yı kurduğunda henüz 17 yaşındaydı. En başında çorap, takı, saat, kalem ve çerçeve gibi ürünlerin satılıp kargolandığı IKEA, birkaç yıl içerisinde bir mobilya mağazasına dönüştü ve zamanla bugün bildiğimiz IKEA halini aldı.

6. Computer Apple I (1976)


Kurucuları: S.Jobs, S.Wozniak, R.Wayne
Kurulduğu lokasyon: Kaliforniya, ABD

Steve Wozniak tarafından tasarlanan Apple’ın ilk bilgisayarı Computer Apple I, o zamanlarda klavyede yazdığınız harfleri ekrana yansıtabilen ilk cihazdı. Silikon Vadisi’nde yapılan bir etkinlikle tanıtılan bu bilgisayar Steve Jobs’un pazarlama yeteneği sayesinde 50 adet satıldı ve inanılmaz bir başarı elde etti.

7. Otomatik dokuma tezgahı (1926)


Kurucu: Kiichiro Toyoda
Kurulduğu lokasyon: Nagoya, Japonya

Toyota, 1926 yılında kurulduğunda piyasaya sürdüğü ilk ürünlerden biri de otomatik dokuma tezgahıydı. Bu otomatik dokuma tezgahı, zamanının o kadar ilerisindeydi ki bugün dönüp bakıldığında hala birçok şirket tarafından takdir ediliyor. Bugün bile dokuma tezgahı üretmeye devam eden Toyota, piyasanın en iyi dokuma tezgahlarını üretmek konusunda oldukça hırslı!

8. Arama motoru (1998)


Kurucuları: Larry Page, Sergey Brin
Kurulduğu lokasyon: Kaliforniya, ABD

1996 yılında Larry Page ve Sergey Brin adındaki iki Stanford Üniversite’si öğrencisi tarafından bir proje amaçlı tasarlanan Google’ın bugün ne kadar büyük bir şirket olduğunu söylememize gerek yoktur diye düşünüyoruz!

 

9. Bakkal-market hizmeti (1938)


Kurucu: Lee Byung-chul
Kurulduğu lokasyon: Seoul, Güney Kore

Bir tür market olarak 1938 yılında kurulan Samsung, uzun bir süre boyunca noodle gibi yiyeceklerin üretilip Çin’e satıldığı bir şirket olarak çalıştı. Kore Savaşı’ndan sonra Güney Kore, endüstriyelleşme yolunda adımlar atınca Samsung da tekstil sektörüne yöneldi. Teknoloji alanına el atması ise 1970’li yılları buldu.

10. Fast-food restoranı (1955)


Kurucuları: Richard McDonald, Maurice McDonald
Kurulduğu lokasyon: Kaliforniya, ABD

Bugün dünyanın en büyük fast-food zincirlerinden biri olan McDonalds’, bir zamanlar yolun kenarında sosisli sandviç satıyordu. Sonra işleri büyütmeye ve menüye hamburger eklemeye karar verdiler. Ardından da bir milkshake makinesi geldi. Ve o zamanların minik yol kenarı restoranı, günümüzün hamburger devi olma yolundaki ilk adımlarını atmış oldu.

11. Resim bilgisayarı (1986)


Kurucuları: Edwin Catmull, Alvy Ray Smith, Steve Jobs
Kurulduğu lokasyon: Kaliforniya, ABD

Lüks bir yazılım şirketi olarak yola çıkan Pixar, o zamanlar devlet dairelerinde ve hastanelerde kullanılması için yazılım üretiyordu. Ürettiği bu ilk bilgisayarın ilk alıcılarından birini tahmin edebilir misiniz? Tabii ki Disney Studios!

12. Hafıza kartı (1969)


Kurucuları: Edwin Catmull, Alvy Ray Smith, Steve Jobs
Kurulduğu lokasyon: Kaliforniya, ABD

Intel, yola ilk çıktığı zamanlar bugün bildiğimiz Intel olmaktan çok uzaktı. O zamanlar yalnızca hafıza kartı üreten Intel, o zamanlar için oldukça kaliteli ve çeşitli hafıza kartları ve hard diskler üretiyordu.

 

13. Online ödeme sistemleri hizmeti (1998)


Kurucuları: Ken Howery, Luke Nosek, Max Levchin, Peter Thiel, Yu Pan Russel Simmons, Elon Musk
Kurulduğu lokasyon: Kaliforniya, ABD

1998 yılında bir yazılım şirketi olarak yola çıkan Paypal, 1 yıl içerisinde yeni bir online ödeme sistemi olma yolunda önemli adımlar attı. Özellikle Elon Musk’ın katkılarıyla büyüyen Paypal, Türkiye’deki faaliyetlerini sonlandırmış olsa da günümüzde dünyanın en başarılı online ödeme sistemlerinden biri olmuş durumda.

14. Mikroblogging hizmeti (2006)


Kurucuları: Jack Dorsey, Noah Glass, Biz Stone, Evan Williams
Kurulduğu lokasyon: Kaliforniya, ABD

Küçük gruplara bir nevi SMS hizmeti verme düşüncesiyle yola çıkan Twitter, günümüzün en önemli sosyal ağlarından biri.

15. Animasyon (1923)


Kurucuları: Walt Disney, Roy O. Disney
Kurulduğu lokasyon: Kaliforniya, ABD

The Alice Comedies adında bir animasyon serisiyle yola çıkan Disney, şu anda animasyon alanında sayılı isimlerden biri olmuş durumda. Hem çizim hem de canlı karakterler içeren The Alice Comedies, o zamanlarda çocuklar için eşi benzeri bulunmaz bir TV şovuydu.

16. Kahve dükkanı (1971)


Kurucular: Jerry Baldwin, Zev Siegl, Gordon Bowker
Kurulduğu lokasyon: Washington, ABD

Üniversiteden üç arkadaşın iyi kahve servis etme amacıyla çıktığı yolun sonunun bugün nerelere geldiğini görebilirsiniz! Bir İngilizce öğretmeni, bir tarih öğretmeni ve bir yazarın açtığı bu minik kahve dükkanı, şu anda dünyanın en popüler kahve zincirlerinden biri haline geldi.

 

17. Japonya’da üretilen ayakkabıların ithal edildiği bir mağaza (1964)


Kurucular: Bill Bowerman, Phil Knight
Kurulduğu lokasyon: Oregon, ABD

Büyük bir satış yeteneğiyle yola çıkan bu ikili, o zamanlarda Japonya’dan gelen ayakkabıların Avrupa’dan gelenlere göre çok daha ucuz olduğunu ve pazarı domine ettiğini fark etti. Kendilerini de bu akıma dahil ederek bir dükkan açtı Japonya’dan Onitsuka Tiger markalı ayakkabıları ithal etmeye başladı. İşin sonunda kendi ayakkabılarını üretmesi, çok uzun zaman almadı.

18. Üniversite öğrencileri için sosyal ağ hizmeti (2004)


Kurucular: M.Zuckerberg, Eduardo Saverin, Andrew McCollum, Dustin Moskovitz, Chris Hughes
Kurulduğu lokasyon: Massachusetts, ABD

En başında FaceMash adında bir websitesi olarak yola çıkan Facebook, 2003 yılında Harvard Üniversitesi’ndeki kadın öğrencileri puanlamak için kurulmuştu. Zaman içerisinde tasarım gelişti ve diğer üniversitelere de açıldı. TheFacebook adında bir sosyal ağa dönüşen bu websitesi, 2006 yılında tüm dünyaya açılarak bugün bildiğimiz Facebook halini aldı.

19. “Zombi” oyunu (1986)


Kurucular: Christian Guillemot, Claude Guillemot, Gérard Guillemot, Michel Guillemot, Yves Guillemot
Kurulduğu lokasyon: Carentoir, Fransa

5 erkek kardeş tarafından kurulan Ubisoft, yolun başındayken bugün bildiğimiz Ubisoft’tan oldukça farklıydı. Minik bir zombi oyunuyla çıktığı bu yolda, milyonlarca kâr elde etmesi çok da uzun sürmedi.

20. “Hard Hat Mack” oyunu (1982)


Kurucu: Trip Hawkins
Kurulduğu lokasyon: Kaliforniya, ABD

EA Games’in ilk oyunu olarak adlandırabileceğimiz Hard Hat Mack, o zamanlarda Atari ve Commodore 64 için bulunmaz bir nimetti. EA Games’in günümüzde elde ettiği piyasa payını söylememize gerek yoktur diye düşünüyoruz!

Chrome’un ‘Diğer Sekmeleri Kapat’ Özelliği Geri Döndü

Google, sekme menüsünden ‘Diğer Sekmeleri Kapat’ seçeneğini kaldırmasının ardından kararından geri dönerek özelliği geri getireceğini açıklamıştı. Beklenen gün geldi ve Chrome’un yeni güncellemesiyle seçenek, geri eklendi.

Chrome 78’in yayınlanmasıyla birlikte sekmelere sağ tıklayınca açılan içerik menüsünden ‘Diğer sekmeleri kapat’ seçeneği kaldırılmıştı. Ancak Google, Chrome’dan seçeneğin kaldırılmasının ardından kararını yeniden değerlendirerek Chrome 78.0.3904.108 güncellemesiyle özelliği geri getirdi.

Arama devi, sekmelerin üzerinde açılan menüyü küçültmek istediğini ve bazı seçeneklerin kaldırılacağını açıklamıştı. Ardından geçtiğimiz aylarda ‘Diğer sekmeleri kapat’ özelliğinin yanı sıra ‘Kapatılan Sekmeyi Yeniden Aç’, Tüm Sekmelere İşaret Koy’ seçenekleri de Canary 78 sürümüyle kaldırılmıştı. Kararın arkasındaki sebep, kullanıcıların bu özellikleri tercih etmemesiydi ve ‘Diğer sekmeleri kapat’ özelliği, Chrome kullanıcılarının sadece %2,20’si tarafından kullanılıyordu.

google chrome diğer sekmeleri kapat özelliği

Google, ‘Diğer sekmeleri kapat’ özelliğini kaldırmasının ardından kullanıcılara kullandıkları sekmeyi ilk sıraya sürüklemelerini ve ardından sağ tıklayıp ‘Sağdaki sekmeleri kapat’ seçeneğini seçmelerini öneriyordu. Ancak gün içinde çok sayıda sekmeyle çalışan kullanıcılar için bu, çok da kullanışlı bir tavsiye değildi.

Reddit ve Chrome Yardım forumlarında topluluk tarafından yapılan geri bildirimler, arama devini değişikliklerini geri almaya itti. Google’ın bir özelliği kaldırmasının ardından tekrar geri getirmesi, nadir görülen bir durum.

Chrome 78.0.3904.108 güncellemesi artık yayınlandı ve tarayıcınızı güncelleyerek ‘Diğer sekmeleri kapat’ özelliğine tekrar kavuşabilirsiniz. Google ayrıca yeni sürümle Chrome menüleri, ayarları ve yüzeyleri üzerinde etkin olan karanlık tema üzerinde iyileştirmeler ve kararlılık güncellemeleri yaptığını da açıkladı.

Google’ın Siber Güvenlik Projesi ‘Chronicle’, Sorunlarla Boğuşuyor

Başta bağımsız bir şirket olarak çalışmalarına başlayıp daha sonra Google’a dahil olarak Google’ın siber güvenlik projesi olarak devam etmesine karar verilen ‘Chronicle’ birçok sorunla boğuşuyor.

Chronicle, Google’ın ana şirketi altında kendi siber güvenlik şirketi olana kadar, Alphabet’e dahil olan bir proje olarak başladı. Kendi sözleşmeleri ve politikaları ile bağımsız bir start-up ​​olması gerekiyordu. En azından CEO’su Stephen Gillett’in iş kurulduğunda söylediği şey buydu. Yine de, bu yılın haziran ayında Chronicle, Google’a Bulut güvenlik tekliflerinin bir parçası olmak üzere resmen katıldığında bağımsız bir varlık olma statüsünü statüsünü kaybetmiş oldu. Yeni bir rapora göre, Chronicle’in “pes etmesinin” en büyük nedenlerinden biri buydu.

Görünüşe göre, birçok Chronicle çalışanı yalnızca ilanın yapıldığı gün bir toplantıda Google’ın bir parçası olacaklarını öğrendi. Bazıları, hareketin başlangıçtaki orijinal görüşüne ihanet ettiğini hissetti. Ayrıca, çalışanların tazminatı da çok önemli bir nokta haline geldi. Çünkü teknoloji devinin Chronicle çalışanlarının maaşlarını ve stok paketlerini ayarlamadığı ve diğer Google çalışanlarına göre daha düşük olduğunu bildirdi.

Chronicle çalışanları şirketten ayrılıyor

Google Chronicle

Hepsi bu kadar değil: İnsanlar Stephen Gillett için “uzak bir CEO” diyor ve “Chronicle’ın geleceği konusunda açıklık olmadığı nedeniyle şirketten ayrılıyor. Eski bir çalışan, Gillett’i para dışında hiçbir şeyi umursamayan bir figüran olarak adlandırdı. Satış ve mühendislik personeli, görünüşe göre Google’da başka roller buluyor veya ürün yol haritası olmadığı için şirketten tamamen ayrılıyor.

Gillett, zaten çoktan Google’daki başka bir rol için ayrıldı. Google’ın kurucu ortağı ve baş güvenliği Mike Wiacek, teknoloji devinden ayrılırken elveda notunda “Chronicle, hayal edebileceğim en sağlıklı ve canlı şirket kültürlerinden birine sahipti. İşler hiçbir zaman mükemmel olmadı, ama bu önemli ” dedi. Baş Teknoloji Sorumlusu Will Robinson’un da şirketten ayrıldığı duyruldu.

Chronicle bundan sonra ne yapacak?

Google Chronicle

Chronicle’ın buradan nereye gideceği tam olarak belli değil. Google’a katılmadan önce ilk ticari ürünü Backstory’yi duyurmuştu. Bu ürünle şirketler çalışanların cihazlarından veya sunucularından veri alabiliyor ve tehditleri otomatik olarak ve hızlı bir şekilde tanımlamak için bilgileri analiz edebiliyordu. Diğer çalışanların bir kısmının Chronicle’da çalışmaktan mutlu olduğunu ve ekibin Backstory dışındaki yeni ürünler üzerinde çalıştığını söylediği öğrenildi.

Google Chronicle

Buna cevap olarak, Google mühendislik başkanı Sunil Potti, Engadget’e Chronicle’in Google’ın güvenlik iş hedefleri için “kritik” olduğunu ve şirketin takıma “agresif bir şekilde yatırım yaptığını” söyledi. Aşağıdaki ifadenin tamamını okuyabilirsiniz.

“Dünya standartlarında teknolojiyle bir güvenlik şirketi kurmak ve müşterilerimizin verilerini korumalarına yardımcı olmak bizim önceliğimizdir. Chronicle bu görev için kritik öneme sahiptir ve müşterilerimiz için zorlayıcı bir ürün yol haritası sunmak için Chronicle işine agresif bir şekilde yatırım yapıyoruz.”

Google Kara Liste (Blacklist) Kontrolü Nasıl Yapılır?

Size ait bir web sitesinin Google tarafından kara liste dediğimiz blacklist’e alınıp alınmadığını sorgulayabilirsiniz. İşlem oldukça basit. Blacklist dediğimiz olay Google’ın Güvenli Tarama teknolojisidir.

Google bu teknolojiyi kullanmasının amacı güvenli olan web sitelerini ayıklamaktır diyebiliriz. Bu teknoloji sayesinde günde milyarlarca web sitesi ziyaret edilir. Bu gerçekleştiren se Google’nin botlarıdır. Bunlar sayesinde tehlikeli veya güvensiz web siteleri bloklanır diyebiliriz. Böylece google aramalarında çıkmaz.

Söz konusu bir web sitesinin ziyaretçi için tehlikeli olup olmadığını görmek üzere arama yapabilirsiniz. Hemen buradaki linke gidin ve dilediğiniz web sitesiniz yazarak sorgulayın!

Google Web Site Kontrolü | Blacklist Sorgulama: Tıkla

Facebook’tan Google’a Ciddi Rakip: ‘Facebook Haberler’ Yayın Hayatına Başladı

Facebook, Google Haberler özelliğinin rakibi olacak yeni servisi Haberler sekmesini kullanıma açtı. Şimdilik sadece ABD’de aktif olan servis, yakın zamanda daha geniş bir kullanım alanına erişecek.

Facebook, gazeteciliği teşvik etmeye yönelik bir dizi tartışmalı girişimin ardından geçtiğimiz haftalarda duyurduğu girişimi olan Haberler bölümünü en son güncelleme ile bünyesine ekledi. Daha geleneksel haberlerin duyurularının yanı sıra bu sekme, kullanıcılarının okuması gerektiğini düşündüğü haberleri ön plana çıkaracak.

Şimdilik bu sekmenin kullanımı, ABD’deki küçük bir kullanıcı grubuyla sınırlı olacak ve ayrı bir bölüm olarak çalışacak ancak zaman içerisinde haber akışının daha yaygın hâle gelmesi ve tüm dünyada kullanıma açılması bekleniyor. Mark Zuckerberg, nisan ayında projeye olan tutkusunu belirterek dev şirketin haber yayıncılarını desteklemesi gerektiğini ve bunu çok istediğini söylemişti. Haber yayıncılarının sayısı, Facebook’ta giderek artıyor çünkü Facebook kullanıcılarının büyük bir çoğunluğu, haberlerini Facebook Haber Akışı üzerinden almak istediğini belirtiyor.

Haberleri filtrelemek mümkün:

facebook haberler

Facebook Haberler; test süreci boyunca New York, Los Angeles ve Boston dâhil olmak üzere ABD’nin en büyük şehirlerinde faaliyet gösterecek ve yerel yayınlardan en ilgi çekici haberleri kullanıcılarına sunacak. Ayrıca, kullanıcıların görmek istemedikleri haberleri, konuları ve yayıncıları gizleme özelliği de bu servisin içerisinde mevcut olacak.

Facebook, “Kaliteli haber akışı hedefini tutturmak için teknolojiye güvenmeden önce yapmamız gerekenleri yapma konusunda ilerleme gösterdik. Facebook Haberler özelliğiyle birlikte hem insanlara hem de haber yayıncılarına kaliteli bir hizmet vermeyi amaçlıyoruz. Dijital çağda bireysel, bağımsız gazetecilik de dâhil olmak üzere yeni gazetecilik türlerinin gelişmesini istiyoruz. Bunun için Facebook Haberler kısmının algoritmasını sürekli olarak yenilemeye devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.

facebook haberler

Facebook, en iyi haberleri insanlara ulaştıran editör ekibinin tamamen bağımsız olacağını bildirdi. Bu yeni servise katılan yayıncıların listesi henüz doğrulanmadı ancak tanıtım videosu Time, Washington Post, Fox News, CBS News, Bloomberg ve Politico‘nun Facebook Haberler sekmesinde yer alacağını gösteriyor.

Sosyal Medya Platformları Sahte Politik Haberlerle Nasıl Mücadele Ediyor?

Sosyal medya platformları büyük 2016 yılındaki ABD seçim skandalı krizinden sonra eylemlerini düzenledi mi? Sahte haberlerle mücadele ne boyutta? En popüler sosyal medya uygulamalarının dezenformasyon ile mücadelelerine bakıyoruz.

İngiltere’de bir sonraki seçim için kampanyalar şimdiden başladı. Seçimin tarihi henüz net olarak belirli değil, ancak çevrimiçi mecralarda yayınlanan siyasi reklamlar istikrarlı bir şekilde artış gösteriyor. Son 90 gün içerisinde İngiltere’deki siyasi partilerden Tories, Facebook reklamlarına neredeyse 100.000 sterlin harcarken, Brexit partisi daha fazla bir harcama ile tam 107.000 sterlini Facebook reklamlarına verdi.

Bu rakamların ortaya çıkması bile, son birkaç yılda sosyal medya reklamcılığının ne kadar ileriye gittiğini gösteriyor. ABD merkezli sosyal medya platformları ise bu siyasi reklamların boyutunu görerek gittikçe şeffaf bir anlayışa geçmeye çalışıyor. Sosyal medya mecraları, dezenformasyon içeren haberlerden oldukça kaçmaya başladı ve hatta Çin gibi ülkelerle kişisel veri gizliliğini ihlal ettiği gerekçesiyle adeta savaştı.

Peki, gerçekten bu sosyal medya platformları sahte haberlere karşı yeteri kadar korunma sağlıyor ve bu haberlerin yayılmasını engelleyebiliyor mu? Gelin hep beraber popüler sosyal medya uygulamalarının politik sahte haberlerle nasıl mücadele ettiklerine göz atalım.

Facebook

Dünyanın en büyük sosyal ağı, 2016 yılında Amerika başkanlık seçiminde manipülasyon yaptığı gerekçesiyle büyük yaptırımlarla karşı karşıya kalmış ve adeta başı derde girmişti. Facebook, ücretli reklamlara ilişkin standartlarını hâlâ çok net şekilde paylaşmıyor ve bu da reklam verenler için bir boşluğa neden oluyor. Bu boşluk, özellikse siyasi reklam verenler için bir fırsata dönüşüyor. Brexit partisi son 7 günde 19.600 sterlin değerinde bir reklam kampanyası hazırladı.

Facebook’ta çok fazla harcama yapmak ise her zaman etkili olacağınız anlamına gelmiyor. Şirket tarafından sabitlenmemiş olan politik reklamcılık standartlarının en önemli yönlerinden birisi algoritmalar. ABD başkanlık seçimlerinde Donald Trump’ın ekibinin reklam başına diğer rakibine göre daha az ödeme yaptığı ortaya çıkmıştı. Bu algoritma ise hâlâ tehlikeli boyutlarda kullanılabiliyor.

Instagram

Facebook’ta sahte haberler sıklıkla düşük kaliteli haber sitelerinde yapılan iddialara bağlantılı bir şekilde yayılıyor. Bu durum, bir kişi aynı bağlantıyı her yeniden gönderdiğinde, yanlış iddiaların yayılmasını büyük ölçüde azaltan bir kontrolün kullanılabileceği anlamına geliyor. Instagram’da ise sahte haberlerin çoğu, otomatik olarak bulmanın ve işaretlemenin çok daha zor olduğu görüntüler, ekran görüntüleri ve metin başlıkları biçiminde yayıyor. Bu yüzden Instagram hâlâ sahte haberlerin hızlıca yayılabildiği bir mecra.

YouTube

YouTube, aslında veri ihlallerine ve manipülasyonlara oldukça ciddi karşı koyan bir platform olarak biliniyor. YouTube özellikle siyasi içerikli sahte haberlerin yayılması için diğer mecralara göre uygun olmayan bir platform. Özellikle politikacılar tarafından zararlı içerikler engellenebiliyor. Ancak, yine de YouTube’da da sahte bilgilendirmeler yapılmıyor değil. Özellikle düz dünyacılar ve aya hiç gidilmedi iddiasını ortaya atan kişiler tarafından yüklenen videoların açıklama kısmına eklenen Wikipedia bağlantıları, sahte haberlerin bir kaynağı varmış gibi görünmesini sağlıyor.

Google

Google, dünyanın en büyük arama motoru olmasının yanı sıra ciddi bir reklam alanı olarak da faaliyet gösteriyor. Son altı ayda İngiltere’de 400.000 adet siyasi reklam gösteren şirket, bu reklamlar için 32.000 sterlin harcadı. Şirketin reklam kütüphanesinde, “bir reklamın veya kampanyanın nasıl hedeflendiğine dair anlamlı bir fikir edinmek yerine, bazı ülkelerdeki bazı reklamlar hakkında geniş bir hedefleme bilgisi” sağlandığı belirtiliyor. Bu ekstra bilgi olmadan, reklamların gerçekte ne için kullanıldığını ve demokrasiyi nasıl etkilediklerini bilmek mümkün değil.

Twitter

Twitter’ın seçimler üzerindeki etkisi diğer sosyal medya mecralarına kıyasla çok daha fazla çünkü Twitter doğrudan habere bağlı bir platform. Twitter kullanıcılarına yapılacak bir sahte haber, ülkenin ulusal söylemi üzerinde büyük etkilere sahip oluyor. Facebook gibi, Twitter da siteyi asılsız haberlerle doldurmaya çalışanların belirlenmesi ve kaldırılması konusunda büyük ilerleme kaydetti. Ancak, her ne kadar ilerleme kaydedilmiş olsa bile ‘botlar’ ile mücadele Twitter’ın en çok vakit harcadığı şey. Bu bot yazılımlar sürekli olarak reklam ve sahte haber üretebiliyor ve bunun kısa vadede üstesinden gelmek zor gibi görünüyor.

WhatsApp

En çok kullanıcıya sahip anlık mesajlaşma platformu WhatsApp’ın da inanılmaz bir haber yayma potansiyeli mevcut. Hindistan’da çocuk kaçırdıkları iddia edilen 29 kişi, WhatsApp üzerinden yayılan sahte haberler yüzünden linç edilerek öldürülmüştü. Brezilya’da ise 120 milyon WhatsApp kullanıcısına aşırı sağ partinin adayı olan Jair Bolsonaro tam 300.000 mesaj gönderdi. WhatsApp’ta yayılan sahte haberlerin önüne geçmek ise biraz zor. Geleneksel mesajlaşma uygulamalarının aksine WhatsApp, mesajların içeriğini okuyamıyor ve müdahale edemiyor.

Snapchat

Siyasi kampanyalara gelince ilk aklınıza gelebilecek yerlerden birisi olmayabilir ancak Snapchat kısa süre önce, çevrimiçi reklamverenler için isteğe bağlı olmayan bir özellik olan politik reklam arşivini yayınladı. Snapchat ile ilgili haberler şirket tarafından seçiliyor, özel kanallara gönderiliyor ve geleneksel yayın ortamlarıyla aynı kalite kontrollerine tabi tutuluyor. Şirket, yayınladığı içeriklerde FCC standartlarını gönüllü olarak uyguluyor. Bu açıdan bakınca Snapchat, sahte haberlerle ciddi olarak mücadele ediyor.

ajax-loader