Skip to content Skip to left sidebar Skip to right sidebar Skip to footer

Etiket: microsoft

Facebook, VR Oyunları İçin Beat Games’i Satın Aldı

VR sektöründe daha büyük işler yapmak için çabalayan Facebook, yakın zamanda duyurusunu yaptığı Horizon’u 2020’de kullanıma sunacak. VR alanında Facebook’un gelişme adına attığı son adım ise Beat Games’i satın alması oldu. Bunun Horizon ile bir ilişkisi olup olmayacağını ilerleyen günlerde göreceğiz.

Facebook’un AR/VR içerik müdürü Mike Verdu’nun yaptığı açıklamaya göre Facebook’un Beat Games’i alması sadece bir başlangıç. Facebook dünyanın en iyi VR şirketlerini ve şirketlerin ürünlerini, şirketlere absürd miktarda Facebook stoğu teklif ederek alabiliyor. Dünya üzerinde böyle bir teklifi geri çevirecek VR şirketi sayısı, sanıyoruz ki bir elin parmaklarını geçmez.

Facebook’un ikinci VR girişim dalgası başlıyor

oculus rift

Facebook 2014’te Oculus VR’ı satın almıştı. Bu zamandan beri donanım ve araştırma ekipleri oluşturmak için çalışmalar yapıldı ve şimdi bu ekipler Oculus Quest gibi nitelikli ürünler ve el takip, Oculus Link gibi yeni özellikler üretmekte. Bütün bu efor ve para GoogleMicrosoft ve Apple gibi şirketlerin gerisinde kalmamak amacıyla sarfedildi. Şimdi Facebook, bu şirketler arasında yer almak için yeni projelerinde eksiklerini düzeltip sonraki turu kazanmak durumunda.

Facebook Horizon

Horizon, kendi karakterinizi el hareketleri ve kumandalarla kontrol ettiğiniz, insanlarla iletişme geçip farklı mekanları dolaştığınız yeni bir oluşum. 2020 yılında kullanıma açılacağı duyurulan bu sanal dünya, arkadaşlarınızla buluşmanızı, çeşitli etkinliklere katılmanızı ve oyunlar oynamanızı sağlayacak. Kendi oluşturduğunuz karakterle özgürce dolaşabileceksiniz. Uygulama o kadar özgür bir mekaniğe sahip ki karakterinize ağırlık yapmasın diye bacaklardan bile kurtulacak!

horizon

Facebook temsilcilerinin dediklerine göre uygulamaya giriş için Oculus ID kullanılacak. Ama yine de sisteme bağlanacak bir Facebook hesabı gerekecek. Bunun nedeni ise güvenlik sorunlarının önüne geçmek ve Facebook arkadaşlarınızla uygulama içerisinde iletişim sağlamak.

Horizon-Beat Saber bağlantısı olacak mı?

beat saber

Facebook Beat Saber güncellemesinin bütün VR cihazlarına aynı anda geleceğini söylüyor. Şirket, Aralıkta çıkarmak üzere bazı bölümler bir için 360-derece modu geliştiriyor. Yakın zamanda gelecek olan çoklu oyuncu modunun nasıl işleyeceği hakkında henüz bir bilgimiz yok. Oyunun Horizon ile bir bağlantısı olup olmayacağı sorusuna ise Facebook bir cevap vermedi.

2020’nin İlk Windows 10 Güncellemesi Neden 2004 Yapı Numarasını Aldı?

Windows, hizmet tabanlı modele geçtiğinden beri Microsoft’un son masaüstü işletim sistemi sürekli güncellenen ve yenilenen bir yapıya geçti. Şirket, her yıl yayınladığı özellik güncellemeleriyle Windows 10’a iyileştirmeler ve geliştirmeler uyguluyor.

Microsoft’un takvimine göre Windows 10, her yıl iki farklı özellik güncellemesi alıyor. Güncellemelerden ilki ilkbahar aylarında yayınlanırken, diğeri sonbaharda kullanıcılara sunuluyor. Aslında yapı numaraları da Microsoft’un Windows 10’a getireceği özellik güncellemelerinin yayınlanacağı tarihleri temsil ediyor.

Windows 10 güncellemelerinin yapı numaraları için doğrudan yayın tarihine işaret eden sürüm numaraları kullanılıyor. Rakamlardan ilk ikisi güncellemenin sunulacağı yılı, diğer ikisi ise gelişiminin tamamlandığı ayı gösteriyor. Örnek verecek olursak; Windows 10 sürüm 1903 (Mayıs 2019 Güncellemesi) Mart 2019’da tamamlandı.

Ancak Microsoft, 2020 yılında yayınlayacağı ilk güncelleme olan Windows 10 20H1’de farklı bir numaralandırma yaklaşımına giderek 2004 yapı numarasını kullanıyor. Aslında geliştirildiği yıl ve tamamlandığı ayı içeren doğru yapı numarası 1912 olmalıydı. Ancak şirket, yeni güncellemenin test sürecine daha fazla zaman ayırmak istiyor ve bu yüzden güncelleme, aralık ayında tamamlayacak.

windows 10 yapı numarası 2004

Ancak bu noktada Windows 10 için yılda iki güncelleme planına bağlı kalmak ve güncellemeyi yayınlanacağı yılla aynı noktaya getirmek için ileri tarihe gidiyor. Peki Microsoft neden tarihte ileri gitmesine rağmen, güncellemenin yapı numarasını normal kurallara göre 2003 yapmadı? Sebebi, Windows Server 2003.

Microsoft, Windows 10 20H1’i, versiyon 2003 olarak yayınlamanın Windows Server 2003 ile birlikte kafa karışıklığı yaratabileceğini düşünüyor. Bu nedenle şirket, sürüm numarasını küçük bir artırmayla versiyon 2004 olarak belirledi.

WWW’nun Mucidi, İnternet İçin Küresel Bir Eylem Planı Açıkladı

World Wide Web’in mucidi olarak tanınan Tim Berners-Lee, çevrimiçi dünyayı herkes için daha güvenli kılmayı amaçlayan küresel bir eylem planı yayınladı. Google ve Facebook gibi devlerin desteklediği yeni web sözleşmesinde hükümetler, şirketler ve vatandaşların uyması gereken 9 temel ilke bulunuyor.

1989’da CERN laboratuvarlarında HTML işaretleme dilini geliştirerek ‘Dünya Çapında Ağ (WWW)’ olarak da tanımlanan bilgi paylaşım sistemini hayata geçiren Tim Berners-Lee, Contract for the Web (Web için Sözleşme) adında 9 ilke üzerine kurulan 72 maddelik bir eylem planı yayınladı.

Contract for the Web

Çevrimiçi dünyayı güçlendirmeyi ve herkes için daha güvenli bir yer yapmayı amaçlayan sözleşme, hükümetleri, şirketleri ve sivil toplumu temsil eden 80’den fazla kuruluşun temsilcileri tarafından hazırlandı. Contract for the Web’te hükümetler, şirketler ve vatandaşların uyması gereken 9 temel ilke altında 72 madde yer alıyor. Bunlar arasında uygun fiyatlı, güvenilir internet erişimi sağlama, medeni söylem ve insan onuruna saygı duyma gibi ilkeler de bulunuyor.

 

Berners-Lee’nin girişimi başlangıçta, Microsoft, Google, DuckDuckGo ve Facebook gibi teknoloji şirketleri ve Electronic Frontier Foundation gibi kar amacı gütmeyen gruplar da dahil olmak üzere 150’den fazla kuruluşun desteğini aldı. The Guardian gazetesi, Amazon ve Twitter’ın destekçiler listesinde yer almadığını; ancak 25 Kasım’dan (bugün) itibaren Twitter logosunun Contract for the Web ana sayfasında görünmeye başladığını söylüyor.

Twitter’ın siyasi söylemdeki artan rolü, yakın zamanda platformunda siyasi reklamları yasaklamasına neden olmuştu. Bu nedenle şirketin söz konusu girişime destek vermesi bilhassa çok önemli. Sözleşme, küresel teknoloji ve internet şirketlerinin kullanıcıların gizliliğine ve kişisel verilerine saygı duyma zorunluluğu da dahil olmak üzere, verilerin suistimal edilmemesi için yapması gerekenleri içeriyor. Belirlenen ilkelere uymayan şirketler ise sözleşmeye destek veren şirketler listesinden çıkarılacak.

“Web için 10 yıllık bir plana ihtiyacımız yok. Web’i şimdi dönüştürmeliyiz” diyen Berners-Lee, web için ortak bir vizyon sunmak istediğini belirtiyor. Almanya, Fransa ve Gana hükümetleri sözleşmenin kuruluş ilkelerini imzaladılar. Contract for the Web, hükümetleri herkesin internete bağlanabilmesini sağlamaya ve interneti her zaman erişilebilir kılmak için çalışmaya çağırıyor. Sözleşmedeki maddelere buradaki bağlantıya tıklayarak göz atabilirsiniz.

Windows’un bilmeniz gereken, en işe yarar CMD komutları

Microsoft, komut istemini (command prompt – CMD) Windows arayüzünden neredeyse tamamen kaybetmiş olsa da, bu eski giriş yöntemi hala bazı durumlarda değerini koruyor. Hatta her yeni Windows sürümünde bazı yenilikler eklemeyi de ihmal etmiyor. Biz de bu yazımızda Windows’un Komut İstemi’nde her kullanıcının bilmesi gereken 11 anahtar komutu göstermek istedik.

Komut İstemi’ne ulaşmak için, Çalıştır’a “cmd” yazarak enter’a basmanız yeterli.

ASSOC

Windows’taki dosyaların çoğunluğu, belli bir programla açılacak şekilde ayarlıdır. Bazen hangi dosyayı hangi programın açtığını hatırlamak zor olabilir. “assoc” komutuyla, tüm dosya uzantılarının ve bunların hangi programla açıldığının listesini görebilirsiniz.

Bu komutla dosyaların açıldığı programı değiştirmeniz de mümkün. Mesela, “assoc.txt=” komutu, .txt dosyalarını eşittirin karşısına yazacağınız programla açılacak şekilde ayarlayacaktır.

Cipher

Mekanik bir sabit diskteki dosyaları silmek, onları gerçekten silmiyor. Windows’ta bir dosyayı sildiğinizde, Windows bunları erişilemez olarak işaretliyor ve kapladıkları alanı boş gösteriyor. Bu yüzden tamamen sildiğinizi düşündüğünüz dosyalar, üzerlerine yeni bir veri yazılana kadar, geri getirilebiliyorlar.

Cipher komutu işte bu durum için. Bu komut, seçtiğiniz yerdeki boş alana rastgele veriler yazıp siliyor ve daha önce sildiğiniz şeylerin geri getirilme imkanı kalmıyor. Mesela C sürücüsünde bu komutu kullanmak istediğinizde, “cipher /w:c” yazıyorsınız ve bu sürücüdeki boş alanı tamamen temizliyor. Komut sadece boş alanı temizlediği için, olan verilerinize bir zarar gelmesi veya silinmesi söz konusu değil.

Driverquery

Sürücüler, bir bilgisayarda yüklü olan en önemli yazılımlar olmaya devam ediyor. Yanlış ayarlanmış veya eksik sürücüler sisteminizde her türden tuhaf sorunlara sebep olabilir. Bu yüzden sisteminizde yüklü olan sürücüleri istediğiniz zaman görebilmenizde fayda var. İşte “driverquery” komutu bu işe yarıyor. “driverquery -v” ile komutu uzattığınızda ise, sürücünün yüklü olduğu klasör dahil olmak üzere daha detaylı bilgilere ulaşabiliyorsunuz.

File compare

Bu komut, iki metin belgesi arasındaki farkları karşılaştırıyor. Özellikle, bir dosyanın iki farklı sürümünün arasındaki farkları görmek isteyen yazar veya programcıların işine yarayabilir. Tek yapmanız gereken, “fc” yazıp, klasör konumunu ve iki dosyanın ismini girmek.

Komutu uzatmanın da birkaç yolu var. “/b” yazmak sadece binary’i karşılaştırırken, “/c” büyük küçük harf farklarını yok sayıyor. “/I” ise sadece ASCII metnini karşılaştırıyor.

Mesela, örnek komut olarak, bir word dosyasındaki ASCII metnini karşılaştırmak için şöyle yapabilirsiniz:

fc/1 “c:\program files (x86)\örnek1.doc” “c:\program files (x86)\örnek2.doc

Ipconfig

Bu komut bilgisayarınızın o anda kullanmakta olduğu IP adresini gösteriyor. Ama çoğu bilgisayarda olduğu gibi, bir router‘dan bağlıysanız, router’ın yerel ağ adresini göreceksiniz.

Yine de, ipconfig komutu uzantılarıyla çok kullanışlı olabiliyor. Mesela bilgisayarınız IP alamama konusunda ısrarlıysa, “ipconfig/release” ve “ipconfig/renew” komutlarıyla yeni bir IP adresi edinmeye zorlayabilirsiniz. “ipconfig/flushdns” komutuyla da, DNS adresinizi yenileyebilirsiniz. Özellikle Windows Ağ sorun çözücüsünün işe yaramadığı bazı durumlarda, bu komutlar sizi kurtarabilir.

Ping

Bazen, paketlerin hedef bir ağ cihazına ulaşıp ulaşmadığını bilmeniz gerekebilir. Ping bu durumlar için. “ping” yazdıktan sonra, bir IP adresi veya internet sitesi adresi yazdığınızda, buraya bir seri test paketi gönderiliyor. Bunlar hedefe ulaşır ve geri dönerlerse, hedefin PC’nizle iletişim kurabildiğini anlıyorsunuz. Başaramazsa, hedef cihaz ve PC’niz arasındaki iletişimi engelleyen bir durum var demektir.

Netstat

“netstat -an” komutu, size açık olan port’ların ve ilgili IP adreslerinin listesini sunuyor. Port’ların, dinleme, kurulma veya kapalı olma gibi durumlarını da gösteriyor. PC’nize bağlı olan cihazların bağlantı sorunlarını çözmek, veya kötü niyetli bağlantıları kontrol etmek için bu komuttan faydalanabilirsiniz.

Pathping

Bu komut, ping’in biraz daha gelişmiş hali. Hedef cihazla aranızda birden çok router varsa pathping’i kullanabilirsiniz. Tıpkı ping’de olduğu gibi, komutun ardından IP adresini girerek paket gönderebiliyorsunuz, ama ping’in aksine, pathping paketlerin yol üzerinde geçtiği yerler ve durumlar hakkında da bazı bilgiler veriyor.

Powercfg

Powercfg, sisteminizin ne kadar enerji kullandığını yönetmek ve gözlemlemek için çok kullanışlı bir komut. “powercfg/hibernate on” ve “powercfg/hibernate off” ile askıya almayı yönetebilir, “powercfg/a” komutu ile sisteminizde mümkün olan enerji tasarruf durumlarını görebilirsiniz.

Tracert

“tracert”, pathping’e yakın bir komut. Yine, “tracert” ve ardından bir IP adresi yazarak aradaki ilişkiye bakabiliyorsunuz. PC’niz ile hedef arasındaki her adım hakkında bilgi edineceksiniz. Ama pathping’ten farklı olarak, tracert her bir server veya cihaz arasında ne kadar milisaniye geçtiğini de bildiriyor.

Shutdown

Bilgisayarı kapama tuşu zaten kolay erişilebilir olduğu için gereksiz gelebilir, ama “shutdown/r/o” komutu ile, PC’nizi yeniden başladıktan sonra gelişmiş başlangıç ayarlar menüsüne gelecek şekilde ayarlayabilirsiniz. Buradan güvenli mod ve Window kurtarma işlevlerine erişebilirsiniz.

Tüm Komut İstemi komutları elbette bunlarla sınırlı değil. Tüm varyasyonları sayarsanız yüzlercesi var. Ama çoğu, gerek Windows arayüzünden daha kolay yapıldığı için, gerek ihtiyaç kalmaması nedeniyle işe yaramaz durumda.

Himalayalardaki İskelet Gölü’nün Gizemini Arttıran Araştırma

Himalayalar’daki insan kalıntıları bulunan bir göl, yapılan DNA araştırmalarının ardından daha gizemli bir hale geldi. Bilim insanları, ölen bedenlerin burada 1000 yıldan fazla zaman geçirdiğini söylüyor.

Himalayalar’da onlarca yıl önce keşfedilen bir göl, insan kemikleri ve kalıntılarıyla dolu olmasıyla dikkatleri üzerinde toplamıştı. Daha önce ‘İskelet Göl’ adı verilen yapı, 9. yüzyılda yaşanan garip ve anlık bir felaketin ardından ortaya çıkmıştı.

Yeni bir araştırma ise bölgede yer alan kalıntıların 9. ve 19. yüzyıl arasında çeşitli vakalarda ölen insanlara ait olduğunu ortaya çıkardı. İşi daha da gizemli hale getiren ise bu kalıntıların bir kısmının Akdeniz insanlarına ait olması oldu.

iskelet-göl-himalayalar

Göldeki iskeletlerin çoğu, kafasının arkasına sert bir cisimle darbe almış ve kafatasları kırılmış cesetlerden oluşuyor. Bunların büyük kısmı yuvarlak ve sert bir cismin yukarıdan düşmesiyle ortaya çıkıyor. Hindistan’ın Birbal Sahni Paleobilim Enstitüsünden araştırmacı Niraj Rai, “Roopkund Gölü uzun süredir ölenleri Roopkund Gölü’ne neyin getirdiği ve nasıl öldükleri konusunda söylentilere neden oluyor” diyor.

Gölü 1942’de İngiliz birlikleri bulmuştu. Birlik üyeleri göldeki kalıntıların Japon kuvvetleri tarafından öldürülen insanların kalıntıları olarak görmüştü. Daha sonraki araştırmalar ise göldeki kalıntıların çoğunun 9. yüzyıldaki beklenmedik tipi felaketinden kaynaklandığını ortaya çıkardı.

iskelet-göl-himalayalar

Nature Communications’da yayımlanan bir araştırmaya göre ise cesetlerin 72’si, 17. ile 20. yüzyıl arasında öldürülen iki grubun üyelerinden oluşuyor. Bu kişilerin Akdeniz ve Güneydoğu Asya halklarından olduğu düşünülüyor.

Arkeologlar, bu insanları buraya neyin getirdiğini ve onları gerçekte neyin öldürdüğünü çözmeye çalışıyor. Araştırmada imzası bulunan isimlerden Harvard Tıp Okulu’ndan David Reich, gölün tarihinin düşündüklerinden çok daha karmaşık olduğunu söylüyor. Bu da gizemli Akdeniz göçmenlerinin kim olduğunu daha da ilgi çekici bir hale getiriyor.

Geleceğin Silahları: Belirli Bir DNA Grubunu Hedefleyen Ölümcül Virüsler

Dünyamız her geçen gün gelişiyor ve herkes her yerde daha çok söz sahibi olmak istiyor. Bu nedenle silah envanterlerini de dolu tutan devletler, çalışmalarını gerçekleştiren araştırmacılara göre, sadece belirlenen etnik kökenli kişileri öldüren bir silah geliştirebilir.

Günümüzün güçlü devletlerinin hemen hemen hepsinin askeri envanterinde nükleer silahlar bulunuyor. Herhangi bir savaş durumunda ise yine bu ülkeler, Dünya üzerindeki yaşamı tamamen bitirebilecek bu silahları ateşlemekten çekinmeyeceklerini açıkça söylüyorlar.

Nükleer silah kullanımı nükleer silahı fırlatan ülkedekiler dahil olmak üzere tüm insanlık üzerinde yüz yıllar boyunca geçmeyecek etkiler bırakabilir. Bu sebeple nükleer silah kullanımını en son planları olarak tutan ülkeler, biyolojik silahlara yönelme eğiliminde.

biyolojik silah

Cambridge Üniversitesi’nin Risk Araştırmaları Merkezi tarafından yayınlanan yeni raporda Cambridge araştırmacıları, devletlerin yapay zeka ve genetik manipülasyon gibi fütüristik silahları geliştirmekte başarısız olduğunu söylüyor.

Bağımsız gruplar ile beraber çeşitli gelecek teknolojilerinin risklerini inceleme amacına sahip olan araştırma, insanları bu tür teknolojilerden korumak için ne gibi protokollerin hâlihazırda var olduğunu da çözmeye çalışıyor.

biyolojik silah

Araştırmanın yazarları: “Teknoloji daha karmaşık ve gelişmiş hâle gelmesinin yanında artık çok daha ucuz fiyatlara sahip olmaları, ölümcül sonuçları olabilecek bu teknolojilerin hızlı bir şekilde demokratikleşmesine ön ayak oluyor.” ifadelerinde bulunuyor ve sözlerine “Kötü bir senaryoyu örnek vermek gerekirse bir biyolojik silah belirli etnik grupları genomik profillerini baz alarak hedef almak için üretilebilir.” cümlelerini de ekliyor.

Araştırmacılar, bu silahlar gerçek dünyada karşımıza çıkana kadar bir şeyler yapmamız gerektiği, aksi takdirde olacakların bedelini ödeyemeyeceğimiz sonucuna varıyor.

Hashtag İşaretini 900 Yıl Önce Bizanslılar Kullanmış

Yalova’nın Çobankale ilçesinde gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda önemli bulgulara rastlandı. Kazılarda çıkan Hashtag sembolü büyük ilgi çekti.

Arkeolojik çalışmalar sayesinde bizden önce yaşamış olan toplumlar hakkındaki bilgilerimizi geliştirebiliyor ve geçmiş dönemleri daha iyi anlayabiliyoruz. Zaman zaman elde edilen bulgular büyük ilgi çekiyor. Yalova Çobankale’de yapılan çalışmalarda ortaya çıkan Hashtag sembolü için de durum aynı oldu.

Bugün sosyal medyada çok sık karşımıza çıkan hashtag (octothrope ya da diyez de deniyor) sembolü, 3 yıldır kazıların devam ettiği Çobankale’de karşımıza çıktı. Seramik parçasının dönem olarak 12. yüzyıl geç Bizans eseri olduğu düşünülüyor.

Hashtag işareti yüz yıllar önce kullanılmış

bizans-hashtag-kalıntı

Kazıyı, Mimar Sinan Üniversitesi Rektör Yardımcısı Doç. Dr. Selçuk Seçkin ve 20 kişilik bir ekip yürütüyor. Kazıdan ilk bulgulara da ulaşıldı.Çobankale’deki kazıların Selçuklu, Bizans ve Osmanlı dönemine ışık tutması bekleniyor.

Kazıyla ilgili bilgiler veren Seçkin, “Bölgede Kültür ve Turizm Bakanlığı Çobankale Kurtarma Kazısı Evi oluşturuldu. Çobankale kazısında ilk bulgularımızı buraya getiriyoruz ve burada tasnifliyoruz. Bu eseri de Çobankale’de bulduk. 12 ile 15. Yüzyılda kullanılmış geç dönem Bizans seramiği. Birçok Bizans seramiğinde de süslemeler var ancak bulduğumuz bu seramikte günümüz sanal dünyasında kullandığımız ‘hashtag’ işareti var. O açıdan son derece önemli. Popüler kültürün kullandığı önemli simgelerden birisi aslında Bizanslılar tarafından bundan yıllar önce kullanılmış” ifadelerini kullandı.

Osmanlı Devleti’nin ‘devlet’ statüsünü kazandığı yer

900-yıllık-hashtag

Kazıların yapıldığı bölge, Befus Savaşı olarak bilinen ve duayen tarihçi Prof. Dr. Halil İnalcık’ın Osmanlı Beyliği’nin devlet statüsü kazandığı savaş olduğunu söylediği Befus Savaşı bu bölgede gerçekleştirilmişti.

Bölge Bizans, Selçuklu ve Osmanlı toprağı olarak kullanıldığı için her üç devletten de izlere rastlanması olası olarak gözüküyor.

2004’ten Kalma World of Warcraft Arkadaşlarınızı Bulabilmenizi Sağlayan Forum

Önümüzdeki süreçte piyasaya sürülecek World of Warcraft Classic için oyuncuları bir araya getirmeyi hedefleyen Blizzard, bunun için ilk adımı attı. Blizzard’ın oluşturduğu yeni forumlar sayesinde artık eski World of Warcraft arkadaşlarınızı bulabileceksiniz.

Yıllar öncesinde World of Warcraft’ı deli gibi oynadıysanız büyük ihtimal o zamandan iyi arkadaşlıklar edinmişsinizdir. Eğer şimdi o zamanda edindiğiniz arkadaşlarınızı bulmak istiyorsanız, oyunun geliştiricisi Blizzard bunu gerçekleştirebileceğiniz forumlar oluşturdu.

Şirketin bunu yapmasındaki amaç, önümüzdeki zamanlarda piyasaya sürülecek World of Warcraft Classic’in oyuncu sayısını yükseltmek istemesinden kaynaklanıyor. 2004-2006 yılları arasında birlikte oynadığınız eski World of Warcraft arkadaşlarınızı bu forumlar sayesinde bulup tekrar onlarla MMO RPG keyfini yaşayabilirsiniz.

Peki bu forumlar nasıl çalışıyor?

Eski World of Warcraft arkadaşlarınızı bulmak istiyorsanız ilk olarak Classic Connections forumlarına gitmeniz gerekiyor.

Siteye girdikten sonra karşınıza arkadaşınızı bulmanıza yardımcı olacak bir seçenek ağacı beliriyor. Seçeneklerin arasında aradığınız kişinin Horde’a mı yoksa Alliance’a mı ait olduğu, hangi tarz sunucuda oynadığı ve hangi haritada oynadığı bilgisini görebilirsiniz.

World of Warcraft

Ardından karakterinizin ismini, ırkını, sınıfını, orijinal birliğinizin ismini ve tekrar oynamak istediğiniz oyuncuların adını paylaşabileceğiniz bir sayfaya yönlendirileceksiniz.

World of Warcraft Classic, 27 Ağustos 2019 tarihinde oyunculara sunulacak.

Activision’dan Açıklama: Her Yıl Yeni Bir Call of Duty Gelecek

Activision, çok şaşırtıcı(!) şekilde her yıl yeni bir Call of Duty oyunu çıkaracağını açıkladı. Firma daha şimdiden 2020, 2021 ve 2022’de çıkacak oyunlarının hazırlığı içerisinde.

Son yıllarda oyun sektörünü, özellikle de FPS kategorisini çevrimiçi hizmet tabanlı oyunlar ele geçirmiş durumda. Fortnite ve Rainbow Six: Siege gibi yapımlar canlı-servis modelini kullanıyor. Bu sistemde ana oyun, düzenli olarak gelen güncellemelerle çıkışından yıllar sonra bile yeni gibi gözüküyor.

Call of Duty’nin oyuncularla buluşmasını sağlayan Activision, ikinci çeyrek sonrası yatırımcılarla yapılan görüşmelerde her yıl bir Call of Duty oyunu çıkacağını açıkladı. Firma, devamlı içeriğin Call of Duty’de her zamankinden daha önemli hale geldiğini söylerken, en azından konsol ve bilgisayar tarafında her yıl bir yeni oyun duyurulmasını Call of Duty markasının anahtar parçalarından biri olarak gördüklerini söyledi.

Activision, oyunun bilgisayar ve konsol tarafıyla mobil tarafını ayrı tutuyor. Call of Duty: Modern Warfare gibi oyunlar, marka için kritik önemde addedildi ve her yıl yeni bir oyun yayınlamanın seriyi taze tutmak için önemli olduğu belirtildi. Mobil platformda ise oyunun, güncellemeler yardımıyla sürekli yeni gözükmesi sağlanacak. Canlı-servis modeli kullanılacak bu oyunun ömrü daha uzun olacak.

2005 yılındaki Call of Duty 2’de İkinci Dünya Savaşı’nda cephe cephe savaştıktan sonra  her yıl kendimizi yeni bir çatışmanın ortasında bulduk. Call of Duty: Black Ops 4’te ise Activision, battleroyale modu olan Blackout’u eklemişti.

call-of-duty-modern-warfare

Activision ayrıca Call of Duty: Modern Warfare’ın şimdiye kadar en çok yayınlanma sonrası içeriğe sahip oyun olacağını belirtti. Call of Duty serisinin finansal başarısında oyuniçi satın almaların etkisini göz önüne alırsak bu karar gayet yerinde gözüküyor.

Activision, her yıl için yeni bir Call of Duty yapmaktan vazgeçmeyecek gibi gözüküyor. Call of Duty: Modern Warfare PlayStation 4, Xbox One ve bilgisayarda 25 Ekim 2019’da yayınlanacak.

ajax-loader