Skip to content Skip to left sidebar Skip to right sidebar Skip to footer

Etiket: twitter

Hızlı ve Ücretsiz DNS Sunucular

Basit olarak, DNS ana görevi belirli makine adlarının bilgisayarların anladığı IP numaralarına olan isteklerini çevirmek olan ağdaki dağıtılmış veritabanları sistemidir. Eşleşen IP numalarıyla makine adlarının bilgileri dizinde saklanır. Bu dizin de alan adı sunucularında depolanır.

Okumaya devam et

Tesla Cybertruck İçin Böyle Çıksa da Olurmuş Dedirten Hayran Yapımı Tasarım

Tesla’nın elektrikli kamyoneti Cybertruck, tanıtıldığı ilk günden beri internette konuşuluyor. Bir Facebook kullanıcısı, yeni araç için oldukça dikkat çekici bir tasarım hazırladı.

Elon Musk’ın camı çerçeveyi indirdiği Tesla Cybertruck tanıtımından bu yana, elektrikli araç sektörünün öncüsü olan firmaya ait kamyonet sık sık internete malzeme oldu. Bazı kişiler aracın ilginç görüntüsünü şakalarına malzeme ederken bazı kişiler de tasarımı nasıl daha iyi hale getirebilecekleri konusunda fikirlerini belirtti.

Cybertruck Mark I

tesla cybertruck

Son ortaya çıkan tasarım ise Facebook’tan geldi. Jonsibal isimli kullanıcı, aracın en başarılı yeniden tasarımlarından birini ortaya çıkardı. Jonsibal, aracı daha ziyade saf metal ile granit arasında bir kaplamayla kaplamayı tercih ederken biraz daha geniş ve büyük bir kamyonet olarak düşünmeyi de ihmal etmemiş.

Siber Origami

Burada benim Mk1 Iron Man zırhına benzeyen gövde tasarımımı görüyorsunuz (Mağarada yaptığı zırh). Orijinal düzlemsel, origami-benzeri tasarımı koruyor ancak şimdi biraz daha şişman. Bir dahaki sefere biraz yarış aracı eğlencesi katmaya çalışacağım.”

Metalik görüntü

tesla cybertruck

Aslında aracın dış kaplaması, uzay araçlarında kullanılan materyal ile yapıldı. Bu nedenle de kapalama daha ziyade buzdolabına benziyor. Bu tasarımda ise onun yerini daha metalik bir görüntü almış durumda. Ayrıca çamurluklar da araca biraz daha karakter katıyor.

Aracın arka kısmında yer alan rüzgarlık ve yeni tekerlekler, Tesla Cybertruck’ı daha ziyade süper otomobillere benzer bir hale getirmiş durumda. Sanatçının tüm çabasına ve yeni görünüşe rağmen en nihayetinde aracın bir pikap olduğunu hatırlatmakta ise yarar var.

Tesla’nın yeni pikapı hemen herkesten farklı tepkiler aldı. Pek çok kişi aracın kendine has tasarımını beğendi. Elon Musk, kullanılan malzemenin tasarımı böyle olmaya zorladığını söylemişti. Aracın teslim edilmeye başlaması 2021 yılının sonlarını bulacak. Daha sonraki modellerde Tesla’nın tasarımda değişiklik yapıp yapmayacağını göreceğiz.

Facebook Android Uygulamasının Karanlık Mod Ekran Görüntüleri Paylaşıldı

Bugüne kadar Instagram, Twitter gibi sosyal medya ağlarının karanlık modları kullanılabilir hale geldi. Bugün ortaya çıkan ekran görüntüleri ise Facebook’un Android uygulaması için karanlık modu bazı kullanıcılara sunduğunu ortaya çıkardı.

Android 10’un sistem genelinde karanlık mod sunmasıyla birlikte üçüncü parti uygulamaların karanlık moda geçişi hız kazanmış durumda. Facebook’un yeni bir karanlık modunun olacağı bir süredir zaten biliniyor. Ancak şu ana kadar somut bir adım atıldığı görülmemişti. Bugün çevrimiçi olarak paylaşılan ekran görüntüleri ise durumu tamamen değiştiriyor.

Android Police internet sitesi, Facebook’un Android uygulaması için karanlık modunun göründüğünü açıkladı. Reddit’te ortaya çıkan bir raporda Facebook’un karanlık modundan bahsediyordu. Şimdi de Twitter’da iki kullanıcı Facebook’un karanlık modundan bir görüntü paylaştı. Facebook’un karanlık modu ile ilgili tweette, Facebook’un karanlık modunu hangi kapsamda test ettiği belirtilmedi.

facebook karanlık mod android

Facebook’un karanlık mod üzerinde aylardır çalıştığı biliniyor. Ancak sosyal medya devi, WhatsApp için yaptığı gibi kullanıcılara sunmadan önce karanlık modu içinde uzun bir test süreci uyguluyor. Bazı kullanıcılar için özelliğin test edildiğini görmek Facebook’un karanlık modunun yayınlanması için fazla bir zaman olmadığını gösteriyor olabilir.

Twitter’da Takip Etmeyenleri Takipten Çıkarma – Twitter Unfollow Kodu

Sosyal medya uygulamaları artık hayatımızın büyük bir parçası haline geldi. Instagram ve Twitter’daki takipçileri insanlar için çok önemli bir durumda. Bu durumda sizi geri takip etmeyen insanları takipten çıkmak bir nevi farz oluyor. Biz de sizler için Twitter’da sizi takip etmeyenleri otomatik olarak takipten çıkarmaya yarayan Twitter unfollow kodundan bahsedeceğiz.

Geleneksel medyayı neredeyse tamamen geride bıraktığımız şu dönemde artık sosyal medya elimiz ayağımız olmuş durumda. Bu noktada insanların Twitter ve Instagram hesapları kendileri için (maalesef) büyük önem teşkil ediyor. Bu mecralarda takip ettiğiniz birinin mutlaka sizi geri takip etmesi gerekiyor.

İnsanların takipçi sayısına bu kadar takık olduğu günlerde sizler için fazlasıyla işe yarayacak bir işlemden bahsedeceğiz: Twitter unfollow kodu. Twitter’da sizi takibi bırakanları toplu takipten çıkmanıza yarayacak olan bu kodu nasıl uygulayabileceğinizi anlattığımız içeriğimizde işlemleri detaylı ve anlaşılır bir biçimde açıklıyoruz.

Twitter unfollow kodu nasıl uygulanır?

Adım 1: Twitteri’ı eski haline döndürün

twitter unfollow kodu

Twitter unfollow kodunu kullanabilmemiz için ilk olarak Twitter’ı eski arayüzüne döndürmemiz gerekiyor. Bunu da kolay erişebileceğiniz bir Google Chrome eklentisi ile gerçekleştirebiliyoruz. İlk adım olarak buradan tarayıcınıza ekleyebileceğiniz Good Twitter eklentisi ile Twitter’ı eski arayüzüne çeviriyoruz ve tarayıcımızı yeniden başlatıyoruz.

Adım 2: Twitter’a giriş yapıp takip ettiğiniz kullanıcılar listesine gidin

twitter unfollow

Twitter’ın eski arayüzüne erişim sağlamamızla birlikte takip ettiğimiz kişileri gördüğümüz listeye girmemiz gerekiyor. Buraya giriş yaptıktan sonra takip ettiğimiz tüm kullanıcıların listesi elimizde oluyor.

Adım 3: F12 tuşuna basarak veya sağ tıklayıp ‘İncele’ diyerek geliştirici araçlarını açın

twitter unfollow

Chrome’da F12 tuşuna basarak veya sağ tıkladıktan sonra ‘İncele’ diyerek (Opera’da da aynı), Mozilla Firefox tarayıcısında ise Ctrl+Shift+K kombinasyonu ile geliştirici seçeneklerini açın. Geliştirici seçeneklerini açtıktan sonra yukarıdaki Console sekmesine gelin, burada kod girmeniz için beliren alana tıklayın.

Adım 4: Aşağıda vereceğimiz kodu ‘Console’ bölümüne yapıştırın ve Enter’a basın

twitter unfollow

Aşağıda vereceğimiz kodu geliştirici seçeneklerinin Console sekmesindeki alana yapıştırın ve Enter tuşuna basın. Görselde de görebileceğiniz gibi bu kod sizi takip etmeyen kişileri tespit ediyor ve otomatik olarak takipten çıkıyor. Merak etmeyin, sizi takip eden kişiler de takipten çıkarılmıyor.

Twitter unfollow kodu:

setInterval(function() {

$(".FollowStatus").each(function(){

$(this).parents(".Grid-cell.u-size1of2.u-lg-size1of3.u-mb10").remove();

});

$("div:not(.not-following) > .user-actions-follow-button").click();

}, 20000);

setInterval(function() {

$(".Grid-cell.u-size1of2.u-lg-size1of3.u-mb10").remove();

}, 30000);

setInterval(function() {

window.scrollTo(0,document.body.scrollBottom);

},5000);

setInterval(function() {

window.scrollTo(0,document.body.scrollHeight);

},1000);

Twitter unfollow işlemi tüyoları

Twitter unfollow işlemini yapabilmeniz için yukarıdaki işlemlerden de anlayacağınız üzere bir bilgisayara ihtiyacınız var. Twitter’ı eski arayüze döndürmemizin sebebi ise bu kodun eski bir kod olması ve sadece eski arayüz ile çalışması. İşlemi tamamladıktan sonra bu eklentiyi tarayıcınızdan kaldırıp güncel Twitter’a yeniden erişebilirsiniz.

İşlem sırasında sayfayı yenilerseniz işlem durur ve yeniden adımları tekrar etmeniz gerekir. Bunun olmaması adına işlemi yaptığınız sekmeye bir süre dokunmayın zira işlemin tamamlanma hızı bilgisayarınızın hızına göre değişkenlik gösterecektir. Ancak bir sıkıntı çıktığında kodu tekrar kopyalayıp yapıştırıp işleme baştan sorunsuzca devam edebiliyorsunuz.

Twitter unfollow kodu zararlı bir kod mu?

zararlı yazılım

Twitter’da sizi takibi bırakanları toplu takipten çıkmanıza yarayan bu Twitter unfollow kodu, tamamen zararsız bir kod. Herhangi bir bilginizi paylaşılmasını sağlamıyor çünkü onlara erişmiyor. Sadece o an önbellekte sizi takip etmeyen kullanıcıların kodlarını görüp onları otomatik olarak unfollow ediyor.

1,2 Milyar Kişinin Etkilendiği Dünyanın En Büyük Veri Sızıntılarından Biri Gerçekleşti

Günümüzde verilerimizin şirketler arasında satıldığını biliyorduk ancak bu haber insanı biraz daha şok edecek cinsten. Kim tarafından toplandığı bilinmeyen 1,2 milyar insanın verisi meğer güvensiz, herkesin uğrayabileceği bir sunucuda korunuyormuş.

On yılı aşkın süredir kimlik hırsızları ve internet dolandırıcıları, insanların paralarını çalmak, hesaplarına girmek ya da onlara bürünmek için çalınmış kullanıcı verilerinin olduğu bir karaborsa oluşturdular. Ekim ayında ise hepimizi sarsması gereken bir gelişme yaşandı: 1,2 milyar insanın verisinin güvensiz bir şekilde depolandığı ortaya çıktı.

İnternetin en karanlık noktalarını araştıran Vinny Troia, dün yayınladığı bir yazısında Ekim ayında yaptığı keşiften bahsetti. Troia, toplamda 1,2 milyar kaydın bulunduğu 4 terabaytlık kişisel verilerin güvenli olmayan bir sunucu üzerinde açıkta ve kolayca erişilebildiğini keşfetti.

en büyük veri sızıntılarından birisi

Bu inanılmaz keşif gezegenimizde yaşayan insanların çoğunu ilgilendirse de korunan verilerin ne oldukları da biliniyor. Veriler, şifreleriniz, kredi kartı numaralarınız ya da kimlik numaranız gibi bilgileri içermiyor. Ancak içiniz rahatlamasın, ortalıkla resmen avını bekleyen verilerimiz gibi oldukça detaylı bilgilerimizi içeriyor.

Güvensiz bir şekilde saklanan verilerimizde yüz milyonlarca insanın ev ve cep telefon numarası, Facebook, Twitter, LinkedIn ve Github gibi sosyal medya profillerimiz, 50 milyonun üzerinde telefon numarası ve 622 milyon mail adresi bulunuyor. Yani bizi aldatmaya çalışan bir kişi, hakkımızda neredeyse tüm bilgilerimize erişebiliyor.

Troia keşfi nasıl yaptı?

kişisel veriler

Vinny Troia, güvenlik araştırmacısı arkadaşı Bob Diachenko ile BinaryEdge ve Shodan’da herhangi bir sızıntı olup olmadığını kontrol ederken bu inanılmaz şeyle karşılaştı. Sunucunun IP adresi ancak Google Cloud Services’a kadar takip edilebiliyordu, dolayısıyla bilgileri kimin depoladığı bilinmiyordu.

Bununla birlikte Vinny Troia, bu verileri birisinin daha önce bulup bulmadığını, bulduysa indirip indirmediğini de bilmiyordu. Ancak Vinny’nin söylediğine göre sunucuyu bulmak ve ona ulaşmak oldukça kolaydı. Sunucuya erişmek için yapılması gereken tek şey tarayıcınızın adres çubuğuna ‘http://35.199.58.125:9200’ adresini yazmaktı. Erişim için herhangi bir şifre ya da yetki gerekmiyordu.

Keşfi yapan Vinny Troia, avlanmayı bekleyen verileri bulduktan sonra bu keşfini hemen FBI’a bildirdi. Troia’nın bildirisinden birkaç saat sonra FBI, internette dolaşan verileri çevrimdışı yapmak için sunucuyu kapattı. FBI tarafından ise olayla ilgili herhangi bir açıklama yapılmadı.

Veriler etiketlenmişti:

kişisel veriler pdl

Troia’nın keşfettiği veriler bir arada toplanmış dört veri setinden oluşuyordu. Bunlardan üçü San Francisco’da bulunan People Data Labs’den (PDL) gelmiş olarak etiketlenmişti. PDL, kendi sitesinde 1,5 milyardan fazla insanın verisini satılık olarak lanse ediyor.

People Data Labs, satılık verilerin yanında bir milyondan fazla kişisel e-posta adresini, 420 milyondan fazla LinkedIn URL’sini, bir milyardan fazla Facebook URL’sini ve kimliğini ve 400 milyondan fazla telefon numarasını da bünyesinde saklıyor.

Olayla ilgili açıklama yapan PDL kurucu ortağı Sean Thorne, şirketinin açığa çıkan verileri barındıran sunucunun sahibi olmadığını söyledi. Vinny Troia’da verileri inceleme fırsatı bulduğu için PDL’in haklı olduğunu düşünüyor. Ancak ortada bir soru hâlâ cevaplanamıyor: Veriler nasıl toplandı?

veriler sızdırıldı

PDL, kendisinden alışveriş yapan müşterilere yalnızca verileri sunuyor, verilerin güvenliğini sağlamak müşteriye bağlı oluyor. Peki PDL’e izinsiz erişim sağlanmış olabilir mi? Troia’ya göre bu da olasılıklar arasında yer almıyor. Çünkü şirketten veri satın almak, izinsiz erişim sağlamaktan çok daha kolay.

Üç veri setinin dışında diğer veri seti ise ‘OXY’ olarak etiketlenmişti. Vinny Troia, bu etiketin ABD’li veri sağlayıcısı Oxydata’ya ait olabileceğini düşünüyor. Oxydata, dünya çapında 195 ülkeden ve 85 endüstriden 380 milyondan fazla çalışanın ve tüketicinin verilerini bulunduruyor. Bu verilerin toplam boyutu ise 4 terabayt.

Vinny Troia ve arkadaşı Diachenko, PDL ve Oxydata’dan elde edildiği tahmin edilen verileri karşılaştırmışlar. Karşılaştırma sonucunda ise her iki kaynağın da birbirine muhteşem bir şekilde uyduğunu görmüşler. Troia’nın Oxydata verisi LinkedIn profilinin kopyasını içerirken PDL profili 10 yıl önce aldığı telefon hattını bile içeriyormuş.

oxylab

Ancak Oxydata kurumlararası satış yöneticisi Martynas Simanauskas, şirketin herhangi bir izinsiz girişimle karşılaşmadığını söyledi. Martynas ayrıca şirketinin sağladığı verilerin ‘OXY’ etiketiyle etiketlenmediğini de aktardı. Ancak verilerin bir müşterilerinden alınmış olabileceğini söyledi. Tabii verilerin nasıl alındığının kesin açıklamasının olmadığını biz de bir kez daha söyleyelim.

Her iki veri sağlayıcısı da aslında sattıkları verilerin müşterileri tarafından kötü kullanılmış olabileceğini söylüyor. İşte tam olarak bu bahsedilen şey de veri alım satım endüstrisinin bir başka problemini gözler önüne seriyor. Bu alışverişlerde görünüşe göre güvenlik ve gizlilik sağlanmıyor.

İçinizi bir nebze de olsa rahatlatmak için birkaç şey söyleyebiliriz. Verilerin internette dolaşıyor olması, bir hackerın bu verilere hemen erişmiş olduğu anlamına gelmiyor. Fakat bu tür verilerin ortada güvensiz bir biçimde dolaşıyor oluşu ve bunun muhtemelen tek örnek olmadığı gerçeği aklımızdan çıkmıyor.

İlk Üretilen Ürünleriyle Sizi Şaşkına Çevirecek 20 Ünlü Marka

Şu anda dünya devi olan markaların bir gün minicik şirketler olduğunu hayal etmek zor olabilir. Aslında hepsi, oldukça zorlu şartlar içeren bir başarı hikayesine sahip. Kimi insanlar bir anda başarı elde etmenin çok daha etkileyici olduğunu düşünse de birazdan göreceğiniz şirketlerin her biri ilk adımlarını hem minik hem de sağlam atarak bugünlere gelmiş! İşte piyasaya sürdükleri ilk ürünleriyle sizi şaşkına çevirecek markalar…

1. Pirinç pişirici (1946)


Kurucuları: Masaru Ibuka, Akio Morita
Kurulduğu lokasyon: Tokyo, Japonya

2. Dünya Savaşı’ndan sonra Sony’nin kurucularından Masaru Ibuka, birçok evde elektrik olduğunu ancak elektriğin düzgün bir biçimde kullanılamadığını fark etti. Bu yüzden bu minik pirinç pişiriciyi tasarladı! Ancak bu basit makine ya pirinci fazla pişirerek lapa yapıyor ya da az pişiriyordu. Dolayısıyla ürün, hiçbir zaman piyasaya sürülmedi ancak şu anda Sony bünyesinde muhafaza edilmeye ve sergilenmeye devam ediyor.

 

2. Online kitap mağazası (1994)


Kurucu: Jeff Bezos
Kurulduğu lokasyon: Washington, ABD

Şu anda dünyanın en büyük şirketlerinden biri olan Amazon, bir zamanlar minik bir online kitap mağazasıydı. “Cadabra” adındaki bu kitap mağazası zamanla büyüdü, gelişti ve şu anda bildiğimiz Amazon’a evrildi! Bezos’un online kitap mağazası için Amazon ismini tercih etmesinin sebebiyse a harfiyle başladığı için listelerin en başında yer alacak olması ve hoş bir anlama sahip olması…

3. Kart oyunları (1889)


Kurucu: Fusajiro Yamauchi
Kurulduğu lokasyon: Kyoto, Japonya

Nintendo, 1980’li yıllarda piyasaya çıkardığı efsanevi oyunlarıyla video oyun sektörünün devlerinden biri haline gelmiş bir isim. Ancak bir zamanlar Nintendo da minicik bir şirketti. 1889 yılında kurulan Nintendo’nun piyasaya çıkardığı ilk ürünlerden biri de kart oyunları! Bu basit kart oyunları onlara öyle kapılar açtı ki Nintendo, bu iyiliği asla unutmadı ve marka adını seçerken bile buna dikkat etti. Nin-ten-do olarak üç parça halinde okunan bu kelime, piyasaya sürdükleri ilk kart oyununa bir gönderme içeriyor.

4. Ahşap oyuncaklar (1923)


Kurucu: Ole Kirk Christiansen
Kurulduğu lokasyon: Billund, Danimarka

Birbirine geçen plastik tuğlalarıyla tüm dünyada tanınan Lego, aslında bir marangoz tarafından icat edildi. 1930’lu yıllarda çocuklar için ahşap oyuncaklar tasarlamaya başlayan Christiansen, 1947 yılında bugün bildiğimiz plastik legoları tasarladığında kimse onunla ilgilenmedi. Oyuncak şirketi, bunun gereksiz bir yatırım olduğunu düşündü. Fakat Christiansen durmadı ve Lego, bugün bildiğimiz Lego olma yolunda emin adımlarla ilerledi.

 

5. Kargo hizmeti (1943)


Kurucu: Ingvar Kamprad
Kurulduğu lokasyon: Älmhult, İsveç

IKEA’nın kurucusu Kamprad, ticaret hayatına henüz 5 yaşındayken atılmıştı. Kibrit, çiçek tohumu, kartpostal ve yılbaşı ağacı dekorasyonları gibi basit ürünler satarak bunlardan kâr elde eden Kamprad, IKEA’yı kurduğunda henüz 17 yaşındaydı. En başında çorap, takı, saat, kalem ve çerçeve gibi ürünlerin satılıp kargolandığı IKEA, birkaç yıl içerisinde bir mobilya mağazasına dönüştü ve zamanla bugün bildiğimiz IKEA halini aldı.

6. Computer Apple I (1976)


Kurucuları: S.Jobs, S.Wozniak, R.Wayne
Kurulduğu lokasyon: Kaliforniya, ABD

Steve Wozniak tarafından tasarlanan Apple’ın ilk bilgisayarı Computer Apple I, o zamanlarda klavyede yazdığınız harfleri ekrana yansıtabilen ilk cihazdı. Silikon Vadisi’nde yapılan bir etkinlikle tanıtılan bu bilgisayar Steve Jobs’un pazarlama yeteneği sayesinde 50 adet satıldı ve inanılmaz bir başarı elde etti.

7. Otomatik dokuma tezgahı (1926)


Kurucu: Kiichiro Toyoda
Kurulduğu lokasyon: Nagoya, Japonya

Toyota, 1926 yılında kurulduğunda piyasaya sürdüğü ilk ürünlerden biri de otomatik dokuma tezgahıydı. Bu otomatik dokuma tezgahı, zamanının o kadar ilerisindeydi ki bugün dönüp bakıldığında hala birçok şirket tarafından takdir ediliyor. Bugün bile dokuma tezgahı üretmeye devam eden Toyota, piyasanın en iyi dokuma tezgahlarını üretmek konusunda oldukça hırslı!

8. Arama motoru (1998)


Kurucuları: Larry Page, Sergey Brin
Kurulduğu lokasyon: Kaliforniya, ABD

1996 yılında Larry Page ve Sergey Brin adındaki iki Stanford Üniversite’si öğrencisi tarafından bir proje amaçlı tasarlanan Google’ın bugün ne kadar büyük bir şirket olduğunu söylememize gerek yoktur diye düşünüyoruz!

 

9. Bakkal-market hizmeti (1938)


Kurucu: Lee Byung-chul
Kurulduğu lokasyon: Seoul, Güney Kore

Bir tür market olarak 1938 yılında kurulan Samsung, uzun bir süre boyunca noodle gibi yiyeceklerin üretilip Çin’e satıldığı bir şirket olarak çalıştı. Kore Savaşı’ndan sonra Güney Kore, endüstriyelleşme yolunda adımlar atınca Samsung da tekstil sektörüne yöneldi. Teknoloji alanına el atması ise 1970’li yılları buldu.

10. Fast-food restoranı (1955)


Kurucuları: Richard McDonald, Maurice McDonald
Kurulduğu lokasyon: Kaliforniya, ABD

Bugün dünyanın en büyük fast-food zincirlerinden biri olan McDonalds’, bir zamanlar yolun kenarında sosisli sandviç satıyordu. Sonra işleri büyütmeye ve menüye hamburger eklemeye karar verdiler. Ardından da bir milkshake makinesi geldi. Ve o zamanların minik yol kenarı restoranı, günümüzün hamburger devi olma yolundaki ilk adımlarını atmış oldu.

11. Resim bilgisayarı (1986)


Kurucuları: Edwin Catmull, Alvy Ray Smith, Steve Jobs
Kurulduğu lokasyon: Kaliforniya, ABD

Lüks bir yazılım şirketi olarak yola çıkan Pixar, o zamanlar devlet dairelerinde ve hastanelerde kullanılması için yazılım üretiyordu. Ürettiği bu ilk bilgisayarın ilk alıcılarından birini tahmin edebilir misiniz? Tabii ki Disney Studios!

12. Hafıza kartı (1969)


Kurucuları: Edwin Catmull, Alvy Ray Smith, Steve Jobs
Kurulduğu lokasyon: Kaliforniya, ABD

Intel, yola ilk çıktığı zamanlar bugün bildiğimiz Intel olmaktan çok uzaktı. O zamanlar yalnızca hafıza kartı üreten Intel, o zamanlar için oldukça kaliteli ve çeşitli hafıza kartları ve hard diskler üretiyordu.

 

13. Online ödeme sistemleri hizmeti (1998)


Kurucuları: Ken Howery, Luke Nosek, Max Levchin, Peter Thiel, Yu Pan Russel Simmons, Elon Musk
Kurulduğu lokasyon: Kaliforniya, ABD

1998 yılında bir yazılım şirketi olarak yola çıkan Paypal, 1 yıl içerisinde yeni bir online ödeme sistemi olma yolunda önemli adımlar attı. Özellikle Elon Musk’ın katkılarıyla büyüyen Paypal, Türkiye’deki faaliyetlerini sonlandırmış olsa da günümüzde dünyanın en başarılı online ödeme sistemlerinden biri olmuş durumda.

14. Mikroblogging hizmeti (2006)


Kurucuları: Jack Dorsey, Noah Glass, Biz Stone, Evan Williams
Kurulduğu lokasyon: Kaliforniya, ABD

Küçük gruplara bir nevi SMS hizmeti verme düşüncesiyle yola çıkan Twitter, günümüzün en önemli sosyal ağlarından biri.

15. Animasyon (1923)


Kurucuları: Walt Disney, Roy O. Disney
Kurulduğu lokasyon: Kaliforniya, ABD

The Alice Comedies adında bir animasyon serisiyle yola çıkan Disney, şu anda animasyon alanında sayılı isimlerden biri olmuş durumda. Hem çizim hem de canlı karakterler içeren The Alice Comedies, o zamanlarda çocuklar için eşi benzeri bulunmaz bir TV şovuydu.

16. Kahve dükkanı (1971)


Kurucular: Jerry Baldwin, Zev Siegl, Gordon Bowker
Kurulduğu lokasyon: Washington, ABD

Üniversiteden üç arkadaşın iyi kahve servis etme amacıyla çıktığı yolun sonunun bugün nerelere geldiğini görebilirsiniz! Bir İngilizce öğretmeni, bir tarih öğretmeni ve bir yazarın açtığı bu minik kahve dükkanı, şu anda dünyanın en popüler kahve zincirlerinden biri haline geldi.

 

17. Japonya’da üretilen ayakkabıların ithal edildiği bir mağaza (1964)


Kurucular: Bill Bowerman, Phil Knight
Kurulduğu lokasyon: Oregon, ABD

Büyük bir satış yeteneğiyle yola çıkan bu ikili, o zamanlarda Japonya’dan gelen ayakkabıların Avrupa’dan gelenlere göre çok daha ucuz olduğunu ve pazarı domine ettiğini fark etti. Kendilerini de bu akıma dahil ederek bir dükkan açtı Japonya’dan Onitsuka Tiger markalı ayakkabıları ithal etmeye başladı. İşin sonunda kendi ayakkabılarını üretmesi, çok uzun zaman almadı.

18. Üniversite öğrencileri için sosyal ağ hizmeti (2004)


Kurucular: M.Zuckerberg, Eduardo Saverin, Andrew McCollum, Dustin Moskovitz, Chris Hughes
Kurulduğu lokasyon: Massachusetts, ABD

En başında FaceMash adında bir websitesi olarak yola çıkan Facebook, 2003 yılında Harvard Üniversitesi’ndeki kadın öğrencileri puanlamak için kurulmuştu. Zaman içerisinde tasarım gelişti ve diğer üniversitelere de açıldı. TheFacebook adında bir sosyal ağa dönüşen bu websitesi, 2006 yılında tüm dünyaya açılarak bugün bildiğimiz Facebook halini aldı.

19. “Zombi” oyunu (1986)


Kurucular: Christian Guillemot, Claude Guillemot, Gérard Guillemot, Michel Guillemot, Yves Guillemot
Kurulduğu lokasyon: Carentoir, Fransa

5 erkek kardeş tarafından kurulan Ubisoft, yolun başındayken bugün bildiğimiz Ubisoft’tan oldukça farklıydı. Minik bir zombi oyunuyla çıktığı bu yolda, milyonlarca kâr elde etmesi çok da uzun sürmedi.

20. “Hard Hat Mack” oyunu (1982)


Kurucu: Trip Hawkins
Kurulduğu lokasyon: Kaliforniya, ABD

EA Games’in ilk oyunu olarak adlandırabileceğimiz Hard Hat Mack, o zamanlarda Atari ve Commodore 64 için bulunmaz bir nimetti. EA Games’in günümüzde elde ettiği piyasa payını söylememize gerek yoktur diye düşünüyoruz!

Bir Anonymous Hackerı, Düzenlediği DDoS Saldırıları Nedeniyle 6 Yıl Hapis Cezası Aldı

Hacker grubu Anonymous’a bağlı olduğu iddia edilen bir kişi, yaptığı DDoS saldırıları nedeniyle 6 yıl hapis ve yüklü miktarda para cezasına çarptırıldı. Anonymous, dünyanın en ünlü hacker oluşumlarından biri ve şu ana kadar dünya çapında pek çok büyük saldırı gerçekleştirdi.

ABD’nin Ohio eyaletinde yaşayan bir adam geçtiğimiz ay, Ohio ve Akron polis departmanı sitelerine yaptığı DDoS saldırıları nedeniyle 6 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 33 yaşındaki James Robinson, 2018 yılının Mayıs ayında tutuklandı ve saldırıları Twitter profilinde açıkça belgelendirdiği için suçlamalardan kurtulamadı.

Suçlamalara göre AkronPhoenix420 adlı twitter hesabında, Robinson tarafından yapılan DDoS saldırılarıyla ilgili paylaşımlar yer alıyor. Hedefleri arasında Savunma Bakanlığı, Ulusal Sağlık Enstitüleri, Hazine Bakanlığı ve NATO’nun siteleri olsa da, saldırılar hiçbir zaman büyük kesintilere neden olmadı. DDoS koruma hizmetleri sunan iki siber güvenlik şirketi, Robinson tutuklanana kadar faaliyetlerinden hiç haberdar olmadıklarını belirtti.

hacker tweet paylaşımı

Robinson’un kullandığı Twitter hesabı ayrıca Anonymous hacker grubuyla ilişkilendirildi. Hesapta grubun daha geniş çaplı saldırılarının bir parçası olduğunu öneren paylaşımlar ve etiketler tespit edildi. Ancak Robinson’un grupla iş birliği yaptığına dair herhangi bir kanıt bulunamadı. Hacker’ın saldırılarının başlıca hedefi, Ohio eyaletinin web sitesi akronohio.gov ve sitenin yerel polis departmanı bölümü oldu.

Robinson, Akron polisinin yolsuzluk yaptığını, şüphelilerden uyuşturucu çaldığını ve seks işçilerini taciz ettiğini öne sürdüğü bir videoyu da YouTube kanalına yükleyerek Twitter hesabından sıklıkla paylaştı.

Mahkeme belgelerine göre FBI, Robinson’un yaptığı DDoS saldırılarından bazılarının başarılı olduğunu ve 2017 yılının Ağustos ayında uzun süreli hizmet kesintisine neden olan saldırılar gerçekleştirdiğini belirtti. Hacker, geçtiğimiz ay 6 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve Akron yetkililerine 668.684 dolar ödemesine karar verildi.

ajax-loader