Skip to content Skip to left sidebar Skip to right sidebar Skip to footer

Teknoloji

Hızlı ve Ücretsiz DNS Sunucular

Basit olarak, DNS ana görevi belirli makine adlarının bilgisayarların anladığı IP numaralarına olan isteklerini çevirmek olan ağdaki dağıtılmış veritabanları sistemidir. Eşleşen IP numalarıyla makine adlarının bilgileri dizinde saklanır. Bu dizin de alan adı sunucularında depolanır.

Okumaya devam et

Yeni Snapdragon İşlemcilerin GPU’ları, PC Ekran Kartları Gibi Güncelleme Alacak

Qualcomm, dün duyurusunu yaptığı yeni mobil işlemcileriyle ilgili çok önemli bir açıklama yaptı. Teknoloji devi, yeni işlemcilerinin GPU’larının Google Play Store üzerinden güncelleneceğini söyledi. Qualcomm, akıllı telefon sektörünün kurallarını baştan yazmaya hazırlanıyor.

ABD merkezli teknoloji devi Qualcomm, dün düzenlenen bir etkinlikte 2020 yılında üretilecek amiral gemisi telefonlara güç verecek olan Snapdragon işlemcilerini duyurdu. Dünkü açıklamaların ardından Qualcomm’un yeni işlemcileriyle ilgili önemli özellikler kamuoyu ile paylaşılmış oldu ancak bu işlemcilerle ilgili belki de en büyük detay, bugün ortaya çıktı.

Qualcomm tarafından yapılan açıklamalara göre “Snapdragon 865”, “Snapdragon 765” ve “Snapdragon 765G” isimli işlemcilerin GPU’ları, Google Play Store üzerinden güncellenecek. Yani tüketiciler bundan sonra, tıpkı Nvidia ve AMD’nin ekran kartlarını kullanıyorlarmış gibi güncellemeler alacaklar. Qualcomm’un yeni uygulaması, akıllı telefon sektörüne büyük bir yenilik kazandıracak.

Qualcomm

Sürücü güncellemeleri, özelliklerle de bilgisayarlar için kritik bir öneme sahiptir. Çünkü donanım üreticilerinin sunduğu güncellemeler, ilgili donanımla ilgili performans sorunlarını giderir, yazılım uyumluluğunu artırır ve bilinen sorunların giderilmesine yardımcı olur. Qualcomm’un son atağıyla birlikte de artık, akıllı telefonların grafik işleme birimleri de güncellenecek.

Qualcomm’un Google Play Store üzerinden sunacağı güncellemeler, akıllı telefonların genel grafik performansını yükseltecek. Ayrıca bu güncellemeler sayesinde mobil oyun sektörü de rahat bir nefes alacak çünkü artık, oyunlarla bu işlemciler arasında herhangi bir uyumluluk sorunu yaşanması halinde Qualcomm, sunacağı güncellemelerle bu sorunları giderebilecek.

Qualcomm

Qualcomm’un bu yeni hizmetiyle ilgili dikkat edilmesi gereken bir nokta bulunuyor. Şöyle ki Qualcomm, GPU’ları için yazılım güncellemelerini sadece gelecek nesil işlemcilerinde uygulayacak. Yani Qualcomm’un şu an için piyasada bulunan GPU’ları, bu güncellemeleri almayacak. Ancak buna rağmen Qualcomm’un yeni hizmeti, akıllı telefon sektörünü derinden etkileyecekmiş gibi görünüyor.

Qualcomm’un yazılım güncelleme işleminin nasıl olacağı şu an için tam olarak anlaşılabilmiş değil. Tüketicilerin Google Play Store üzerinden güncelleme alacakları bir gerçek ancak bu güncellemeleri daima yüklenmek durumunda mı olacak yoksa tüketiciler, istemedikleri takdirde sürüm değişikliği yapmayabilecekler mi şu an için bilinmiyor. Teknoloji tutkunları, uzunca bir süre daha Qualcomm’u konuşacaklarmış gibi görünüyor.

Dünya Üzerinde 5G Desteği Bulunan Noktaları Gösteren Harita

5G’nin hayatımızda çok büyük değişiklikler yaratacağına dair öngörüler bulunuyor. Büyük teknoloji firmaları bunlara yatırım yapıyor. Peki, ülkeler ne durumda? Teknoloji dünyasının hızla kat ettiği 5G’ye hangi ülkelerde yatırımlar bulunuyor?

Teknoloji dünyasının son zamanlardaki en popüler kelimelerinden bir tanesi 5G. Akıllı telefon üreticileri, cihazlarının ve markalarının geleceğe hazır olması için akıllı telefonlarına 5G desteği eklemeye başladı.

Tabii sadece akıllı telefon üreticileri ya da teknoloji şirketleri bu teknolojiye hazırlanmıyor. Ülkeler de bu teknolojiden geri kalmamak için olabildiğince geniş 5G altyapıları kurmaya çalışıyor. Peki, hangi ülkeler, 5G bağlantılarına ne kadar yatırım yapıyor?

5G altyapıları

5g haritası

Popüler internet hız testi platformu Ookla, web sitesinde hangi ülkelerin 5G ağını kullandığını gösteren bir harita ekledi. Ookla, sitesine eklediği haritayla ilgili olarak “İnteraktif Ookla 5G Haritası, dünya şehirlerindeki 5G ağlarını takip ediyor. Harita, Ookla verileri ve onaylanmış halka açık kaynaklarla haftalık olarak güncelleniyor” ifadelerini kullandı.

Şu an için Ookla’nın 5G haritasında, dünyadaki 95 5G operatörünün 1.444 adet 5G konuşlandırmaları listeleniyor. Bu listedeki konuşlandırmalar “Ticari Olarak Uygun”, “Sınırlı Kullanım” ve “Ön sürüm” şeklinde etiketlenmiş halde.

5g

Sitede yer alan haritada ticari kullanıma uygun, sınırlı kullanım ve ön sürüm gibi etiketleri seçip ya da kaldırarak dünyadaki 5G ağları hakkında detaylı bilgi edinebilirsiniz. Gün itibariyle site haritasına göre, 1444 5G ağından 1.250 tanesi ticari olarak uygun durumda. Sınırlı kullanımda olan 29, ön sürümde olan ise 165 konum bulunuyor.

Haritaya bakıldığında ön plana çıkan ülke, 575 adet ticari kullanıma uygun 5G ağı ile İsviçre oluyor. İsviçre’den sonra ise 174 adet ticari kullanıma uygun 5G konuşlandırmasıyla Güney Kore yer alıyor. Ülkemizde ise 5G konuşlandırmalarına dair herhangi bir şey bulunmuyor.

Ookla’nın haritasını detaylı olarak incelemek için buraya tıklayabilirsiniz. Peki, sizce 5G, ülkemizde ne zaman kullanılmaya başlanır? Fikirlerinizi ve tahminlerinizi yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Tesla Cybertruck İçin Böyle Çıksa da Olurmuş Dedirten Hayran Yapımı Tasarım

Tesla’nın elektrikli kamyoneti Cybertruck, tanıtıldığı ilk günden beri internette konuşuluyor. Bir Facebook kullanıcısı, yeni araç için oldukça dikkat çekici bir tasarım hazırladı.

Elon Musk’ın camı çerçeveyi indirdiği Tesla Cybertruck tanıtımından bu yana, elektrikli araç sektörünün öncüsü olan firmaya ait kamyonet sık sık internete malzeme oldu. Bazı kişiler aracın ilginç görüntüsünü şakalarına malzeme ederken bazı kişiler de tasarımı nasıl daha iyi hale getirebilecekleri konusunda fikirlerini belirtti.

Cybertruck Mark I

tesla cybertruck

Son ortaya çıkan tasarım ise Facebook’tan geldi. Jonsibal isimli kullanıcı, aracın en başarılı yeniden tasarımlarından birini ortaya çıkardı. Jonsibal, aracı daha ziyade saf metal ile granit arasında bir kaplamayla kaplamayı tercih ederken biraz daha geniş ve büyük bir kamyonet olarak düşünmeyi de ihmal etmemiş.

Siber Origami

Burada benim Mk1 Iron Man zırhına benzeyen gövde tasarımımı görüyorsunuz (Mağarada yaptığı zırh). Orijinal düzlemsel, origami-benzeri tasarımı koruyor ancak şimdi biraz daha şişman. Bir dahaki sefere biraz yarış aracı eğlencesi katmaya çalışacağım.”

Metalik görüntü

tesla cybertruck

Aslında aracın dış kaplaması, uzay araçlarında kullanılan materyal ile yapıldı. Bu nedenle de kapalama daha ziyade buzdolabına benziyor. Bu tasarımda ise onun yerini daha metalik bir görüntü almış durumda. Ayrıca çamurluklar da araca biraz daha karakter katıyor.

Aracın arka kısmında yer alan rüzgarlık ve yeni tekerlekler, Tesla Cybertruck’ı daha ziyade süper otomobillere benzer bir hale getirmiş durumda. Sanatçının tüm çabasına ve yeni görünüşe rağmen en nihayetinde aracın bir pikap olduğunu hatırlatmakta ise yarar var.

Tesla’nın yeni pikapı hemen herkesten farklı tepkiler aldı. Pek çok kişi aracın kendine has tasarımını beğendi. Elon Musk, kullanılan malzemenin tasarımı böyle olmaya zorladığını söylemişti. Aracın teslim edilmeye başlaması 2021 yılının sonlarını bulacak. Daha sonraki modellerde Tesla’nın tasarımda değişiklik yapıp yapmayacağını göreceğiz.

Kuantum Bilgisayarlarla Geleneksel İşlemcileri Birleştiren Teknoloji

Kuantum Bilgisayarlar Nedir?

Klasik bilgisayarlarda bilgi bitlerle temsil edilirken, kuantum bilgisayarlar, bilgisayar bellek birimi için kuantum bitlerini yani kübitleri kullanır. Kübitler iki durumlu kuantum mekaniği sisteminden oluşmaktadır.

Kuantum bilgisayarları, klasik bilgisayarların aksine 0 ve 1’in yanısıra aradaki diğer tüm olasılıkları da değerlendirerek, aynı anda işlem yapmaktadır. Bu yüzden Kuantum Bilgisayarlar, hem hız bakımından hem de veri depolama bakımından diğer bilgisayarlardan daha üstün özelliklere sahiptir. Bununla birlikte atom ve atom altı parçacıkların çevresiyle etkileşme özelliği göz önüne alındığında bilginin depolanmasında sıkıntılar oluşmaktadır. Buna decoherence olayı da denmektedir. ( Decoherence: kuantum bileşenleri arasında uyumun kaybolması.)
Hızlarını karşılaştırdığımızda ise 64 q-bit’lik bir kuantum bilgisayar, süper hızla çalışan 2^64 klasik bilgisayara eş değerdir. Sanırız bu karşılaştırma bu bilgisayarların hızı konusunda bir fikir vermektedir.

Teorikte olasılık hesabı ile kırılamayacak şifre bulunmamaktadır. Ancak bugün kullanılan şifreleme sistemi, çok basamaklı olasılıkların günümüz teknolojisi ile kırılmasına hem bilgisayarların gücünün hem de zamanın yetmeyeceği gerçeğine dayanmaktadır.

Günümüz şifreleme sistemi 128 Bit Şifreleme (128-bit Encryption), toplamda 128 bit’lik anahtarların kullanılmasıyla veri veya dosyaların şifrelenmesi ya da deşifre edilmesi temeline dayanan, modern bir şifreleme yöntemidir. 128 Bit Şifreleme metodu günümüzün modern şifreleme algoritmalarından biri olarak kabul görmekte olup, internet ve telekominikasyon dünyasında standart olarak kabul görmektedir.

128-bit şifreleme ile kilitlenen bir verinin deşifre edilmesi için gerekli çözüm anahtarının olmaması halinde denenmesi gereken 3,400,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000 şifre kombinasyonu söz konusudur. Günümüzün en güçlü bilgisayarları bile bu kadar şifre denemesini kısa sürede yapacak güce sahip değildir.

Oxford Üniversitesi’nden bilim insanları, yeni bir nano ölçekli araç geliştirdi. Bu araç, fotonlarla ya da elektronlarla çalışabilmesi sayesinde geleneksel yapıdaki bilgisayarlarla kuantum bilgisayarlar arasında bağlantı kurabilir.

Son yılların en gözde konularından biri kuantum bilgisayarlar. Bu bilgisayarların gelişim süreci oldukça karmaşık ve yapıları da geleneksel bilgisayarlardan oldukça farklı. Oxford’dan bilim insanları ise iki bilgisayar versiyonu arasında benzerlik kurabilmeyi sağlayacak bir nano ölçekli teknoloji araç geliştirdi.

Bu aracın en temel özelliği, çalışma prensibinin hem elektronlarla hem de fotonlarla çalışabilecek olması. Evlerimizdeki bilgisayarlar elektronları kullanırken kübit adı verilen yapılar üzerinden hesaplama yapan kuantum bilgisayarları ise fotonları kullanıyor.

Elektronlar ve fotonlar bir arada kullanılabilir mi?

devre

Aslında 1950’lerden bu yana bilgi aktarımı için ışığın kullanılması konusunda çalışmalar devam ediyor ancak burada karşımıza oldukça ciddi ve yapısal bir sorun çıkıyor: Işığın dalga genişliği, elektronun dalga genişliğinden daha büyük. Elektrikli çipler küçük boyutlarda verimli olurken foton kullanılan sistemler daha geniş alana ihtiyaç duyuyor.

Yeni cihaz ise ışığı daha küçük bir boyuta sıkıştırmayı başarıyor. Bunu da yüzey plazmon kutuplaşması adı verilen bir yöntemle gerçekleştiriyor. Yüzeye yakın noktada ışığın kırılma indisini kullanan bu yöntemde ışık sıkıştırılabiliyor. Böylece elektrikli çipler ile foton çipleri bir arada kullanılabiliyor. Bu da cihazların hem elektronlarla hem de fotonlarla çalışabilmesinin yolunu açıyor.

Neredeyse sınırsız kullanım alanı

kuantum bilgisayar

Araştırmanın yazarlarından olan Nikolas Farmakidis, bu keşfin bilgisayar ve özellikle yüksek hesaplama kapasitesi gereken alanlar için çok umut vadeden bir buluş olduğunu söylüyor. Bu teknolojinin kullanılabileceği pek çok farklı alan bulunuyor. Şu anda odaklanılan nokta ise yüksek işlem gücü gerektiren, yapay zeka sistemleri gibi yapılar. Yeni araç şu andaki metal oksit yarıiletken üretimi ve MOFSET’ adlı transistörlü sistemleri bir üst seviyeye taşıyabilir.

Araştırmanın yazarlarından olan Nathan Youngblood, yeni teknolojinin kullanılabileceği alanları açıklarken bu teknolojinin -akla geldiği şekilde- sıklıkla yapay zekalarda kullanılacağını söylerken, ışık tabanlı fotonik bilgisayarların elektrikli sistemlerle eşlenebilmesinin CMOS sistemlerin geleceği olduğuna inandığını belirtti.

Araştırmanın sonuçları Science Advances adlı dergide yayımlandı.

5 MB RAM ile Çalışan İnternet Tarayıcısı: Flow

İngiltere merkezli Ekioh tarafından geliştirilen “Flow” isimli bir tarayıcı, sektörü ciddi anlamda etkileyecek gibi görünüyor. Bugüne dek görülmemiş bir performans vadeden tarayıcı, Google Chrome ve Mozilla Firefox’a kafa tutmaya hazırlanıyor.

İnternet ve bilgisayar kullanımının yaygınlaşması ile birlikte, internet tarayıcıları büyük bir önem kazandı. Günümüzde tercih edilebilecek pek çok tarayıcı olmasına rağmen tüketiciler, daha çok Google Chrome’u kullanıyorlar. Ancak kısa bir süre sonra Google Chrome ve diğer internet tarayıcılarına çok ciddi bir rakip gelecek. “Ekioh” isimli bir şirket tarafından geliştirilen “Flow“, internete bağlanmanın kurallarını baştan yazacak gibi görünüyor.

Flow, internet siteleri için hazırlanan en yeni oyun motorlarından bir tanesi olan “HTML5” desteğiyle birlikte geliyor. Ayrıca bu internet tarayıcısı, bellek (RAM) tüketimini de minimalize ediyor ve çok ciddi bir performans sunuyor. Ayrıca bu internet tarayıcısının sahip olduğu mimari, rakiplerine oranla çok önemli özellikler sunuyor.

 

Flow’un belki de en dikkat çekici özelliği hem işlemci hem de ekran kartını tamamen kullanıyor olabilmesi. Böylelikle bu internet tarayıcısı, bugüne dek görülmemiş bir performans sunmayı vadediyor. Flow, sahip olduğu bu özelliklerle rakiplerine ciddi anlamda fark atıyor. Ekioh tarafından paylaşılan bir grafik, Flow’un özellikle grafiksel anlamda ne kadar güçlü olduğunu gözler önüne seriyor.

İşte Flow’un grafik performansını gösteren o infografik

Flow

Yukarıda yer alan grafik, farklı internet tarayıcılarının tam ekrandaki animasyon performanslarını gösteriyor. Üstelik yukarıdaki grafiğe benzer bir performans, 4K çözünürlükte UI’ler ve VR içeriklerde de gösteriliyor. Görünen o ki Flow, yakın bir gelecekte adından sıkça söz ettirecek.

Flow’un sahip olduğu benzersiz özellikler bununla da sınırlı değil. Bu tarayıcı, sadece 5 MB RAM ve 11 MB depolama alanı olan cihazlarda kullanılabiliyor. Flow’un desteklediği platformlar ise şu an için başta Windows 10, Linux ve Android’i içeriyor. Gelecek dönemlerde bu platformların sayısının yükselmesi bekleniyor.

İngiltere merkezli Ekioh’un imzasını taşıyan bu tarayıcı, şu an için tam manasıyla kullanılamıyor. Ancak bu yazılım piyasaya sürüldüğünde, Google Chrome ve Mozilla Firefox gibi popüler tarayıcılara ciddi anlamda kafa tutacak gibi görünüyor. Eğer Flow, geliştirici ekibin iddia ettiği kadar güçlü ise o zaman, en başta da Google Chrome’un sonu geliyor olabilir.

Hırsızların Kablosuz Sinyalleri Kullandığı 5 Çalma Yöntemi

Teknoloji geliştikçe hırsızlar da evinize girmek, hatta otomobilinizi, kredi kartı ve kimlik bilgilerimizi çalmak için akıl almaz yöntemler buldu. Hırsızlık vakalarının artmasıyla, insanların alması gereken önlemler de artıyor.

Hırsızlar artık basit yöntemlerin yanı sıra teknolojiyi de kötü emellerine alet ediyorlar. Oto hırsızlığı, kredi kartı sahtekarlığı ve hatta akıllı cihazlarınızın saldırıya uğraması gibi olayların başınıza gelmesi olası.

İşte otomobil hırsızlığından kimlik kopyalamaya, elektronik hırsızlığından bina giriş sistemlerini kopyalamaya ve kredi kartı hırsızlıklarına kadar hırsızların uyguladığı akıl almaz yöntemler ve korunmanız için almanız gereken önlemler.

1- Otomobil anahtarlığının sinyalini taklit etme

otomobil hırsızlığı

Otomobillerin anahtarsız çalıştırma sistemleri, aracın bilgisayar sistemine özel bir düşük frekanslı sinyal ileten anahtarlıklarla çalışıyor. Doğru sinyal gönderildiğinde aracın kilidi açılıyor ve çalıştırmanız için sadece bir düğmeye basmanız yeterli oluyor. Ancak hacker’lar anahtarlığınızdan gelen sinyalleri kopyalayıp iletmek için ucuz bir verici kullanabiliyorlar.

Hırsızların internetten kolayca satın alabildikleri bir röle kutusu, araba anahtarlığının radyo frekansını yönlendirebiliyor. Röle kutularıyla hırsız, anahtarlık sinyalini alıp yükselterek arabanın kapısına konumlanan diğer hırsızın kutusuna gönderiyor. Böylece araç sizin anahtarlığınızı yaklaştırdığınızı düşünüp kapıları açıyor.

Önlem olarak anahtarlarınızı her zaman hırsızların ulaşamayacağı mikrodalga fırın içi, buzdolabı, derin dondurucu gibi sinyallerin ulaşamayacağı yerlerde saklayın ya da alüminyum folyo ile sıkıca sarın.

2- Kimlik kopyalama

çipli pasaport kopyalama hırsızlık

Pasaportlardaki çipler, kimliğinize yönelik bilgilerin tümünü içeriyor. Adınızı, doğum tarihinizi, sosyal güvenlik numaranızı, adresinizi ve daha fazlası… Ayrıca sınır yetkililerinin pasaportunuzun değiştirilmediğini doğrulamasını sağlayan kriptografik imzanızı, fotoğrafınızı ve biyometrik verilerinizi de saklıyor.

Hırsızlar, RFID (radyo frekansı tanımlama) tarayıcısını pasaportunuzdan birkaç santim birkaç adım uzakta tutarak bilgilerinizi elde edebiliyorlar. Bu yöntemin pratikte uygulaması oldukça zor, çünkü devletler bu tür dolandırıcılıkların önlenmesine yardımcı olmak için özel güvenlik önlemleri alıyor. Pasaportun açık olması ve özel bir makine tarafından okunabilen bir alan içerisinde olması gerekiyor. Böylece bir PIN numarası ortaya çıkıyor ve çip, bilgileri bir RFID okuyucusuna gönderiyor. Ancak tüm bilgiler hala şifrelenmiş oluyor.

Pasaportunuz için bir RFID engelleme kılıfı işinizi görecektir. Ya da sadece pasaportunuzu kapalı tutmanız yeterli olacaktır. Kitapçık açık olmadığı sürece veriler pasaportunuzdan RFID okuyucusu ile kopyalanamaz.

3- Araçlardan Elektronik Cihazlar Çalma

hırsız araçtan elektronik çalma

Bir dizüstü bilgisayar, kullanılmadığı zamanlarda bile cihazların bulup bağlanabilmesi için kablosuz Bluetooth sinyali yayar. Hırsızlar artık otomobilleri dolaşarak, cihazları bulmak için Bluetooth tarayıcıları kullanıyor. Dahası, Bluetooth tarayıcılar oldukça ucuz ve hatta yakındaki sinyalleri bulmak için telefonların Bluetooth sensörlerini kullanan Bluetooth tarama uygulamaları bile var. Ancak işin en kötü yanı, bu uygulamalar ve tarayıcılar yakınlarda ne tür bir cihazın Bluetooth sinyali verdiğini bile ortaya çıkarabiliyor.

Bu tarz hırsızlık girişimlerine karşı cihazlarınızı Uçak Modu’na alın veya erişiminiz olmayan cihazınızı tamamen kapatın. En garanti yöntem, tüm elektronik aygıtlarınızı yanınıza almak.

4- Apartman giriş kartlarını kopyalama

hırsızlık yöntemleri kopyalama

Bir okuyucuya kart tutulduğunda, okuyucunun elektrik alanı kartın içindeki metal bobini uyarıyor. Bu, kapasitörün (bir elektrik alanda enerji depolayan bir cihaz) şarj edilmesini sağlıyor ve entegre devreye güç veriyor. Devre, kart numarasını bobine dağıtarak okuyucuya iletiyor. Ve içerdesiniz.

Erişim kartınızı kopyalamak için gereken tek şey, pasaportlarda olduğu gibi radyo dalgalarıyla ilgili temel bir teknoloji. Bilgisayar korsanlarının bir kopya oluşturmak için kart numarasına ihtiyaçları var ve bunu kolayca yapabilen makineler oldukça ucuza satılıyor.

Giriş kartları 125 kHz sinyal yayan eski bir standart üzerinde çalışıyor. Çoğu yeni erişim kartı, kırılması zor olan daha yüksek bir sinyal kullanıyor. Kartınızın şifresini korumak için RFID engelleyici cüzdanlar kullanabilirsiniz.

5- Kredi kartı sinyalini kopyalama

kredi kartı kopyalama

Kredi kartları da RFID sinyallerinin takibiyle kopyalanabiliyor. Sürücü belgeleri, pasaportlar ve tüm kredi kartları aslında risk altında. Güvende kalmak için tüm kartlarınızı kalın bir alüminyum folyoya sarabilirsiniz ayrıca yine bir RFID engelleyici cüzdan veya kart alabilirsiniz. Ancak cüzdanınızın her iki tarafına da bir RFID engelleme kartı yerleştirmeniz gerektiğini unutmayın.

Mediatek’in Yeni İşlemcisi Dimensity 1000 5G’nin Rekor Kırdığı AnTuTu Sonuçları

Bu sabah tanıtılan MediaTek Dimensity 1000 5G’nin rakiplerini solladığı AnTuTu test sonuçları ortaya çıktı. Test sonuçlarına bakacak olursak Tayvanlı şirketin yeni işlemcisi, Snapdragon 855+ ve Apple A13 Bionic yongasını geride bırakmış durumda.

Günün erken saatlerinde Mediatek; entegre bir 5G modemi, 4X ARM Cortex-A77 çekirdeğini ve Mali-G77 GPU ile birlikte 7 nm mimariye sahip olan yeni yonga seti Dimensity 1000 5G’yi duyurdu. Tayvanlı şirketin rakiplerine gözdağı verdiği amiral gemisi işlemcisi Dimensity 1000’in şimdi de AnTuTu sonuçları ortaya çıktı.

AnTuTu kıyaslama sitesinden birleşik puanlamada 511.363 puan elde eden canavar işlemci, bu genel sonucuyla kâğıt üzerinde Snapdragon 855+ donanımlı cihazları ve Apple A13 Bionic yongasını kullanan iPhone’ları sollamayı başardı. Bir kıyaslama yapacak olursak A13 yongasını kullanan iPhone 11 Pro Max, AnTuTu üzerinden 456.065 genel puan alabilmişken Snapdragon 855+ kullanan Asus ROG Phone II ise 496.223 puan almayı başarmıştı.

MediaTek Dimensity 1000, işlemci performansında rekor kırdı:

Dimensity 1000 AnTuTu sonuçları

AnTuTu testlerinde alınan bu puanların yalnızca sentetik testler olduğunu, bu yüzden de gerçek dünya performansına eşit olmadığını belirtelim ancak yine de MediaTek’in yeni yonga setinin oldukça güçlü olduğunu söylemek mümkün. Uzun süredir amiral gemisi pazarından uzak duran bir şirket olan MediaTek, bu yonga setiyle birlikte sektöre güçlü bir dönüş yapabilir.

Bireysel performanslardan alınan puanlara gelecek olursak MediaTek Dimensity 1000, CPU kısmından 161.266 puan alırken GPU kısmından ise 196.097 puan almış durumda. Yonga setinin özellikle CPU performansından aldığı puanın, şu ana kadar AnTuTu’da görülen en yüksek puan olduğunu söyleyebiliriz. Bunlara ek olarak amiral gemisi işlemci, hafıza kısmından 84.463 ve UX testinden de 69.537 puan aldı.

Bu test sonuçları, ARM’ın dört çekirdekli Cortex-A77’si ve Mali-G77 GPU’nun eşleşmesinin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Bu noktada oldukça güçlü olduğunu söyleyebileceğimiz Dimensity 1000 5G’yi kullanacak ilk cihazın hangisi olacağı ise henüz bilinmiyor.

Yapay zeka 400 yıllık tartışmaya son noktayı koydu

İngiliz şair ve oyun yazarı William Shakespeare hakkında tartışılan bir konuya son noktayı yapay zeka koydu.

ajax-loader