Skip to content Skip to left sidebar Skip to right sidebar Skip to footer

Yazılım

5 MB RAM ile Çalışan İnternet Tarayıcısı: Flow

İngiltere merkezli Ekioh tarafından geliştirilen “Flow” isimli bir tarayıcı, sektörü ciddi anlamda etkileyecek gibi görünüyor. Bugüne dek görülmemiş bir performans vadeden tarayıcı, Google Chrome ve Mozilla Firefox’a kafa tutmaya hazırlanıyor.

İnternet ve bilgisayar kullanımının yaygınlaşması ile birlikte, internet tarayıcıları büyük bir önem kazandı. Günümüzde tercih edilebilecek pek çok tarayıcı olmasına rağmen tüketiciler, daha çok Google Chrome’u kullanıyorlar. Ancak kısa bir süre sonra Google Chrome ve diğer internet tarayıcılarına çok ciddi bir rakip gelecek. “Ekioh” isimli bir şirket tarafından geliştirilen “Flow“, internete bağlanmanın kurallarını baştan yazacak gibi görünüyor.

Flow, internet siteleri için hazırlanan en yeni oyun motorlarından bir tanesi olan “HTML5” desteğiyle birlikte geliyor. Ayrıca bu internet tarayıcısı, bellek (RAM) tüketimini de minimalize ediyor ve çok ciddi bir performans sunuyor. Ayrıca bu internet tarayıcısının sahip olduğu mimari, rakiplerine oranla çok önemli özellikler sunuyor.

 

Flow’un belki de en dikkat çekici özelliği hem işlemci hem de ekran kartını tamamen kullanıyor olabilmesi. Böylelikle bu internet tarayıcısı, bugüne dek görülmemiş bir performans sunmayı vadediyor. Flow, sahip olduğu bu özelliklerle rakiplerine ciddi anlamda fark atıyor. Ekioh tarafından paylaşılan bir grafik, Flow’un özellikle grafiksel anlamda ne kadar güçlü olduğunu gözler önüne seriyor.

İşte Flow’un grafik performansını gösteren o infografik

Flow

Yukarıda yer alan grafik, farklı internet tarayıcılarının tam ekrandaki animasyon performanslarını gösteriyor. Üstelik yukarıdaki grafiğe benzer bir performans, 4K çözünürlükte UI’ler ve VR içeriklerde de gösteriliyor. Görünen o ki Flow, yakın bir gelecekte adından sıkça söz ettirecek.

Flow’un sahip olduğu benzersiz özellikler bununla da sınırlı değil. Bu tarayıcı, sadece 5 MB RAM ve 11 MB depolama alanı olan cihazlarda kullanılabiliyor. Flow’un desteklediği platformlar ise şu an için başta Windows 10, Linux ve Android’i içeriyor. Gelecek dönemlerde bu platformların sayısının yükselmesi bekleniyor.

İngiltere merkezli Ekioh’un imzasını taşıyan bu tarayıcı, şu an için tam manasıyla kullanılamıyor. Ancak bu yazılım piyasaya sürüldüğünde, Google Chrome ve Mozilla Firefox gibi popüler tarayıcılara ciddi anlamda kafa tutacak gibi görünüyor. Eğer Flow, geliştirici ekibin iddia ettiği kadar güçlü ise o zaman, en başta da Google Chrome’un sonu geliyor olabilir.

Chrome’un ‘Diğer Sekmeleri Kapat’ Özelliği Geri Döndü

Google, sekme menüsünden ‘Diğer Sekmeleri Kapat’ seçeneğini kaldırmasının ardından kararından geri dönerek özelliği geri getireceğini açıklamıştı. Beklenen gün geldi ve Chrome’un yeni güncellemesiyle seçenek, geri eklendi.

Chrome 78’in yayınlanmasıyla birlikte sekmelere sağ tıklayınca açılan içerik menüsünden ‘Diğer sekmeleri kapat’ seçeneği kaldırılmıştı. Ancak Google, Chrome’dan seçeneğin kaldırılmasının ardından kararını yeniden değerlendirerek Chrome 78.0.3904.108 güncellemesiyle özelliği geri getirdi.

Arama devi, sekmelerin üzerinde açılan menüyü küçültmek istediğini ve bazı seçeneklerin kaldırılacağını açıklamıştı. Ardından geçtiğimiz aylarda ‘Diğer sekmeleri kapat’ özelliğinin yanı sıra ‘Kapatılan Sekmeyi Yeniden Aç’, Tüm Sekmelere İşaret Koy’ seçenekleri de Canary 78 sürümüyle kaldırılmıştı. Kararın arkasındaki sebep, kullanıcıların bu özellikleri tercih etmemesiydi ve ‘Diğer sekmeleri kapat’ özelliği, Chrome kullanıcılarının sadece %2,20’si tarafından kullanılıyordu.

google chrome diğer sekmeleri kapat özelliği

Google, ‘Diğer sekmeleri kapat’ özelliğini kaldırmasının ardından kullanıcılara kullandıkları sekmeyi ilk sıraya sürüklemelerini ve ardından sağ tıklayıp ‘Sağdaki sekmeleri kapat’ seçeneğini seçmelerini öneriyordu. Ancak gün içinde çok sayıda sekmeyle çalışan kullanıcılar için bu, çok da kullanışlı bir tavsiye değildi.

Reddit ve Chrome Yardım forumlarında topluluk tarafından yapılan geri bildirimler, arama devini değişikliklerini geri almaya itti. Google’ın bir özelliği kaldırmasının ardından tekrar geri getirmesi, nadir görülen bir durum.

Chrome 78.0.3904.108 güncellemesi artık yayınlandı ve tarayıcınızı güncelleyerek ‘Diğer sekmeleri kapat’ özelliğine tekrar kavuşabilirsiniz. Google ayrıca yeni sürümle Chrome menüleri, ayarları ve yüzeyleri üzerinde etkin olan karanlık tema üzerinde iyileştirmeler ve kararlılık güncellemeleri yaptığını da açıkladı.

Engelli Sitelere Girmenizi Sağlayan Chrome Eklentisi: KProxy

Engelli sitelere giriş imkanı sağlayan, hem sitesinden hem de Chrome eklentisi olarak da kullanılan KProxy ile internette dilediğiniz gibi dolaşabilirsiniz. Tamamen ücretsiz uygulama nasıl kullanılır, içerisinde neler var gibi soruların cevabına gelin beraber bakalım.

Günümüzde artık sitelerin yasaklanması çok kolay hale geldi. Hangi firma olursanız olun, eğer ülkelerin kurallarına uymazsanız ya da yayınlanmaması gereken içerikleri yayınlıyorsanız ilgili ülkelerde yasaklanmanız çok normal hale geldi. Ancak bu durumdan sitelerden daha çok kullanıcıları etkileniyor.

Örneğin geçtiğimiz yıllarda Türkiye’de YouTube yasaklanmıştı. Günde 5 milyardan fazla videonun seyredildiği YouTube bu durumdan çok ciddi şekilde etkilenmese de, biz günlük kullanımlarımız konusunda sıkıntılar yaşamıştık. Birçok kişi bu tarz durumlarda engelli sitelere giriş için VPNkullanıyor. Ancak VPN’ler de belli bir kullanımdan sonra ücretli olabiliyor.

engelli sitelere giriş

Proxy siteleri ile VPN kullanmadan, site üzerinden yasaklı siteler arasında gezinmenizi sağlıyor. Ücretli proxy siteleri de var KProxy gibi ücretsiz olanları da. Hâlâ yasaklı olan Vikipedi veya YouTube gibi dönemsel yasaklamalarda bu tarz siteleri kullanabilirsiniz.

KProxy nedir:

“KProxy nedir” diye soracak olursanız kısaca internet siteleri arasında yasak dinlemeden rahatlıkla dolaşmanızı sağlayan bir eklenti. Onu en çekici yapan özellikleri ise internet bilgilerinizi tamamen koruması ve KProxy IP Adress özelliği ile ip adresinizi değiştirerek tamamen gizli olarak internette dolaşmanız.

2005 yılında kurulan KProxy, şu an ylık 1.5 milyondan fazla kullanıcıya sahip. Firmanın temel olarak en iddialı olduğu konular hız, güvenlik, koruma ve gizlilik. Bu konularda çok iyi olduklarını iddia eden firmanın, size vaat ettiği özellikler şunlar:

  • Chrome veya Firefox eklentisi olarak kullanma
  • KProxy Extension ile %100 şifreli ve güvenli gezintiler.
  • %100 erişim: Engelli sitelere sorunsuz ve hızlı erişim.
  • Bir VPN’den daha iyi olması.
  • Tamamen ücretsiz kullanımı.

KProxy nasıl kullanılır:

KProxy için iki tane kullanım yöntemi var. Dilerseniz buradan direkt kendi sitesine giriş yapabilirsiniz. Ardından karşınıza çıkan sekmeye gitmek istediğiniz internet sitesini yazın. Saniyeler içerisinde yasaklı veya olmayan istediğiniz sitede olacaksınız. Ancak kendi sitesinden yapılan gezintilerde video izlemek çok zor oluyor. Hatta çoğu zaman açılmıyor. Eklentisinde ise bu sorunların hiçbiri olmuyor.

Google Chrome ve Firefox tarayıcılarına eklenti olarak da kurulan KProxy, eklenti yazılımında tipik bir VPN sistemi gibi çalışıyor. Eklentiyi kurduktan sonra ücretsiz olarak Fransa veya Kanada sunucularından herhangi birine bağlanarak, güvenli bir şekilde siteler arasında dolaşabilirsiniz. Türkiye’den kullanacak kişilerin hızlı ve güvenli bir internet kullanımı için Fransa’yı seçmeleri gerekiyor.

Sunucu olarak Fransa’yı seçmeniz gerekiyor:

kproxy sunucular, nedir

VPN kullanırken size en yakın sunucuyu seçmeniz her zaman daha hızlı bir hizmet almanızı sağlar. KProxy ücretsiz sürümü içerisinde iki adet sunucu tercih edebiliyorsunuz; Fransa ve Kanada. Türkiye’ye daha yakın olan Fransa’yı seçerek yasaklı siteler arasında çok hızlı bir gezintiye çıkabilirsiniz. KProxy IP Adress özelliği sayesinde de bu gezintileri tamamen gizli bir kimlik ile yaparsınız.

Tamamen güvenli internet gezintisi:

Tamam hızı çok iyi ancak güvenli değilse hiçbir anlamı yok diyebilirsiniz. Ancak KProxy hızlı olması kadar güvenliğe de çok fazla önem veriyor. Eklenti içerisine gömülü KProxy IP Adress sistemiyle, kimliğinizi otomatik olarak gizleyerek gezinti yapmanızı sağlıyor. Ayrıca çok önemli bir şey daha yapıyor.

Uygulamanın güvenliğe çok önem verdiğini söyledik. Hatta bilgisayar korsanlarına karşı savaş açmış durumdalar. Öyle ki yasal sitede ve eklentide olmayan bir güvenlik ağına sahipler. İnternet gezintilerinizi tamamen şifreli bağlantılar üzerinde yapıyorsunuz. Şifre ve kredi kartı gibi bilgileriniz ise tamamen şifreleniyor. Yani bir hacker tarafından ele geçirilmesi çok zor oluyor.

Ücretli ve ücretsiz sürümleri arasındaki farklar:

kproxy, engelli sitelere giriş

KProxy tamamen ücretsiz olarak kullanılabilen bir eklenti. Ancak dilerseniz ücretli sürümünü de satın alabilirsiniz. Ücretsiz sürümünde 2, ücretli sürümünde ise 6 sunucu yer alıyor. Bu sunucular da herkesin kullanabildiği değil, sadece ücretli sürüme sahip kullanıcıların yer aldığı sunucular.

Ücretsiz sürümde birçok reklam görebilirsiniz ya da nadir de yaşansa sunucuların yavaşladığını. Ancak ücretli sürüm sunucuları tamamen premium hesabı olan kullanıcılara açık olduğundan firma hiç çökme yaşanmayacağını iddia ediyor. Ayrıca ücretli sürümde internet sitelerinden sınırsız sayıda download yapabilirsiniz.

KProxy Premium sürümüne sahip olduğunuzda elde edeceğiniz eklenti özellikleri:

  • Özel premium sunucularına erişim.
  • Sınırsız indirme.
  • Çökmeyen sunucular.(Hep aynı hız)
  • Sadece aktif olduğunuz günler ödeme yapmak.
  • Eklentiyi sınırsız kullanma.
  • Reklamsız.
  • 30 gün içinde para iadesi.

Proxy uygulamaları arasında en hızlısı olabilir:

KProxy’i tarayıcımıza kurduktan sonra hemen testlere başladık. Klasik bir VPN sistemiyle çalıştığı için ilk başta yavaş olabileceğini veya videolarda ara sıra donma yapabileceğini düşünebilirsiniz. Ancak sonuç hiç de öyle değil. Sanki arada hiç bir eklenti yokmuş gibi hızlı. Hatta bir ara eklentinin açık olduğunu bile unutturdu. Video izlerken bile saniyeler içerisinde Full HD bir videoyu yükleyebiliyor.

Sitesinden kullandığınız zaman ilk önce algılaması biraz bekletiyor. Biraz dediğimize de bakmayın. Yaklaşık 5-6 saniye. Ardından yine sorunsuz bir şekilde istediğiniz siteye girebiliyorsunuz. Kısacası daha önce kullandığınız tüm ücretsiz VPN ve Proxy servislerinden çok daha hızlı bir eklenti. Bu hızı Türkiye’den yakalamak için de Fransa sunucusunu seçmeyi unutmayın.

KProxy hesap oluşturma:

kproxy, engelli sitelere giriş, hesap oluşturma

Eklentiyi açtıktan sonra giriş yapmak isterseniz öncelikle bir hesap oluşturmanız gerekiyor. Şu an hesap oluşturmanın ekstra bir özelliği yok. Sadece ücretli sürüm alacaksanız hesap oluşturabilirsiniz. Bu nedenle biz de hesap nasıl oluşturul sorusuna cevap verelim istedik.

Hesap oluşturmak için öncelikle dilerseniz eklentiye dilerseniz de KProxy sitesine giriş yapabilirsiniz. Ardından hesap oluşturma bölümüne geldiğinizde kullanıcı adı, şifre ve mail adresinizi girmeniz gerekiyor. Son olarak da “OK” butonuna bastıktan sonra hesabınız oluşturulmuş oluyor. Sizi direkt premium paket satın alabileceğiniz sayfaya yönlendiriyor. Ancak buradan çıkabilirsiniz.

Genel olarak sade ve basit bir arayüzü olan KProxy, vaat ettiklerinin birçoğunu başarılı bir şekilde gerçekleştirmesiyle en başarılı VPN ve proxy eklentisi olarak görülebilir. Diğer VPN uygulamaları gibi herhangi bir limiti de yok. Engelli sitelere giriş için dilediğiniz zaman, dilediğiniz kadar kullanabilirsiniz. Eskilerin çoğu bildiği Ktunnel proxy sitesinin 100 kat daha geliştirilmiş hali denilebilir.

Eklentiyi kurmak isterseniz Google Chrome veya Firefox eklenti mağazalarından ücretsiz olarak tarayıcınıza ekleyebilirsiniz. Tarayıcınıza eklemek istemiyorsanız da eklenti sitesinden direkt proxy olarak da kullanabilirsiniz. Tamamen güvenli ve hızlı internet gezintileri için kullanılabilecek en iyi eklentilerden biri.

Webtekno

Windows 10’da Eski Oyunlar Nasıl Çalıştırılır?

Nostaljik oyunları oynamayı seven birçok kişi bulunuyor ancak gerçekten çok eski olan oyunları yeni bilgisayarlarda çalıştırmak, çoğu zaman zor bir süreç olabiliyor. Bu gibi durumlarda neler yapabileceğinize gelin bir göz atalım.

10 yıldan daha eski oyunları oynamayı seviyorsanız karşılaşacağınız en büyük zorluklardan biri, modern bilgisayarlarda çalışmalarını sağlamak olacak. Filmler ve kitapların aksine oyunlar, mevcut teknolojiyle çalışması için kolayca güncellenmiyor ancak bu oyunları artık oynayamayacağınız anlamına da gelmiyor.

İşletim sistemlerinde çocukluğumuzun oyunlarını tekrar ziyaret etmemize yardımcı olacak emülatörler ve uyumluluk modları bulunuyor. Gelin zamanda keyifli bir yolculuğa çıkmanıza yardımcı olacak bu oyunları nasıl oynayabileceğinize yakından bakalım.

Windows 10’da hem ‘yönetici olarak çalıştır’ hem de ‘uyumluluk sorunlarını giderme’ seçenekleri bulunuyor:

windows 10

Windows, oyununuzun ne kadar eski olduğunu otomatik olarak algılayabilir. 1997 yılında yapılan 3-D Ultra Minigolf gibi bir oyun açmaya çalışıyorsanız Windows 95’e kadar olan bir uyumluluk modlarını seçebilirsiniz. Yapmanız gerekenler ise oldukça basit.

  1. Oyun simgesine sağ tıklayın.
  2. Özellikler’e tıklayın.
  3. Uyumluluk sekmesine gidin.
  4. Uyumluluk modunu seçin.
  5. Son olarak listeden işletim sistemini seçin.

Uyumluluk modu nedir?

windows uyumluluk modu

Uyumluluk modu, işletim sisteminin kendisinin eski sürümlerini taklit etmesini sağlayan Windows’un içindeki bir yazılım mekanizmasıdır. Microsoft, programları ve dosya biçimlerini geriye dönük olarak uyumlu hâle getirmeye çalışır ancak her zaman eski oyunları çalıştırması beklenemez çünkü her birinin yayınlandığı zamanlar arasında çok büyük bir fark vardır. Programın uyumluluğu, nasıl geliştirildiğine ve nasıl tasarlandığına bağlı olarak değişir. Eski oyunların Windows 10’da uyumluluk modunda bile çalışmamasının birkaç özel nedeni var ve bunlar şu şekilde:

  • 64 bit Windows 10, artık 16 bit uygulamaları desteklemiyor.
  • Bazı eski yazılımlar, artık Windows 10’a dâhil olmayan eski Windows kütüphanelerine dayanıyor.
  • Windows XP’den bu yana Windows’un tüm sürümleri artık DOS’un üzerinde çalışmıyor.
  • Eski oyunlar, programların başlatılmasını engelleyen DRM (dijital haklar yönetimi) çözümlerine dayanıyor.

Peki ya uyumluluk modu çalışmazsa ne yapmalısınız?

eski oyunlar

İlk önce oynamak istediğiniz oyunun indirilebilir olup olmadığını görmek için Steam’i kontrol edin. Bazı geliştiriciler, modern işletim sistemlerine uyumlu olması için eski oyunların yenilenmiş sürümlerini yayınlıyor. Duke Nukem 3D ve Vampire: Masquerade – Bloodlines, dijital mağaza cephesinde son birkaç yıl içinde yeniden piyasaya sürülen iki oyun. Ayrıca Windows 10 ile uyumlu olacak şekilde değiştirilmiş eski oyunları ücretsiz olarak indirebileceğiniz siteler de var ancak bu siteleri kullanmak kendi sorumluluğunuzda.

Eski oyunları CD’den yüklemek isterseniz ne yapmanız gerekiyor?

minigolf cd

Hâlâ eski disketlerinizi kullanıyorsanız ve eski oyunlarınızı bir şekilde kurmak istiyorsanız DOSBox’a göz atabilirsiniz. DOSBox, yüzlerce eski oyunu destekleyen bir DOS emülatörü16 bit uygulamaları masaüstünüzdeki bir pencerede (yani başka bir emülatörde) çalıştırmak için bilgisayarınızda sanal bir makine oluşturmanıza izin veren VirtualBox’ı da deneyebilirsiniz ancak bir Windows XP lisansına ihtiyacınız olacak.

Diğer bir seçenek de oyununuzun yüklenmesini ve çalışmasını engelleyen eski sürücüler için sürücü imza zorunluluğunu devre dışı bırakmak. Sürücü imzalama, kötü amaçlı veya dengesiz sürücüleri işletim sisteminizden uzak tutmaya yardımcı olduğundan bunu yapmak riskli olabilir.

Risk almak istiyorsanız sürücü imza uygulaması bu şekilde devre dışı bırakılıyor:

windows gelişmiş seçenekler

  1. Yeniden başlat‘a tıklatırken Shift tuşuna basılı tutarak gelişmiş ön yükleme menüsünü açın.
  2. Sorun Giderme Gelişmiş Seçenekler Başlangıç ​​Ayarları‘nı seçin.
  3. Yeniden Başlat‘a basın.
  4. Sürücü imza zorunluluğunu devre dışı bırak seçeneğini işaretleyin
  5. Sisteminizi başlatmak için Enter tuşuna basın.

Adobe’un Yeni Aracı, Photoshop’lu Yüzleri Tespit Edebiliyor

Adobe, Max konferansında şirketin yeni ‘About Face’ aracını tanıttı. Hala geliştirme aşamasında olan About Face, photoshop’lu yüzleri tespit ederek nerelerde işlem yapıldığını ısı haritasıyla gösteriyor.

Adobe, her yıl düzenlediği Max konferansında deneysel projelerini sergiliyor. Şirket, “Sneaks” adı verilen yeni özellikleri genellikle ilerleyen zamanlarda kullanıcılarına sunuyor. Bu yıl tanıtılan yeni özelliklerden en ilginci ise yüzlerde photoshop olup olmadığını algılayan “About Face” aracıydı.

Berkeley Üniversitesi araştırmacılarıyla ortak çalışan Adobe, bir fotoğrafın değiştirilip değiştirilmediğini ve nasıl değiştirildiğini tespit etmek için şirketin Sensei AI adlı yapay zekasını kullanan bir araç yarattı. Şirket, aracın değişikliği tespit etme konusunda insanlardan 2 kat daha isabetli olduğunu öne sürdü.

“Project About Face” kod adlı araç, yüz görsellerine odaklanıyor, makine öğrenimi algoritmaları, fotoğrafı piksel piksel inceliyor ve hangi bölgelerde değişiklik yapıldığını gösteren bir ısı haritası oluşturuyor. Dolayısıyla sadece photoshop’lu fotoğrafları algılamakla kalmıyor, aynı zamanda hangi bölgelerde, ne kadar değişiklik yapıldığını da gösteriyor.

adobe about face

Araştırmacılar yapay zekayı internetten aldıkları binlerce görselle eğitti. About Face, laboratuvar deneylerinde değiştirilmiş görüntüleri yaklaşık %99 doğrulukla saptayabildi. Test grubundaki insanlar ise ancak yüzde 53 oranında başarı gösterebildi. Günümüzde “deep fake” videoları gibi makine öğrenimi özelliklerinin revaçta olduğu düşünüldüğünde, Adobe’un yeni teknolojisi, bu tür sahtecilikleri ortaya çıkarmada etkili olabilir.

Diğer yandan yeni aracın önemli dezavantajları da var. About Face, şimdilik sadece Adobe Photoshop ile yapılmış görüntülerde çalışıyor. Ayrıca resmin Yüze Duyarlı Sıvılaştırma aracıyla değiştirilmiş olması gerekiyor.

Adobe’un yeni teknolojisi şu anda test aşamasında ve yolun daha çok başında. Şirket, yapay zekayı geliştirmeye devam etmeyi planladığını ve ilerde herhangi bir görüntü üzerinde çalışabileceğini söyledi. İşte Adobe’un Max konferansında gösterdiği ‘About Face’ aracı:

Zip Dosyalarında Arşiv Bozuk Hatası ve Çözümü

Zip dosya arşiv biçimi en çok kullanılan sıkıştırma format türlerinden biridir ve windows tarafından ek bir yazılım kurulmasına gerek olmadan desteklenmektedir. Zip sıkıştırma biçimi dosya boyutunu ortalama %30-50 oranında azalmaktadır. Bazen ZIP arşivini açmaya çalıştığınızda hata iletisi alabilirsiniz.

Bu durum genellikle ilgili dosya eski bir disketten veya okuma hataları olan bir CD/DVD medyasından kopyalanmış yada dosya indirilirken internet kesilmeleri sebebi ile tamamlanamamışsa meydana gelir. Piyasada zip dosyalarının tamiri için bazı araçlar bulunmasına rağmen bunların hemen hemen tamamına yakını ücretlidir aşağıda zip dosyalarını kurtaran ücretsiz bir uygulama bulacaksınız.

DataNumen Zip Repair Zip Dosya Kurtarma

DataNumen Zip Repair yazılımı kişisel kullanım için ücretsizdir.Programı Sayfa sonundaki indirme linkinden indirebilirsiniz. Yükleme işleminden sonra masaüstündeki ikonuna çift tıklayıp çalıştırın karşınıza aşağıdaki gibi bir ekran gelecektir.

Üstteki ekranda “Continue Personal, Non Commercial use” butonuna tıklayın. Yazılım arayüzünde ilk boşluk tamir edilecek zip dosyasının seçilmesini sağlayan bir buton ile sonlanır, ikinci boşluk ise onarım tamamlandıktan sonra zip dosyasının çıkartılacağı yeri belirlememiz içindir özetle tüm süreç sadece iki adım gerektiriyor. Bir zip dosyası seçin ve dosyalar için bir hedef dizin belirleyin, kurtarma işlemini başlatmak için “Start Repair” düğmesine basın. Kurtarma işleminin ilerleme durumunu arayüzde görebilirsiniz.

ZIP dosyası kurtarma yazılımları bozuk olan her zip dosyasını kurtaramayabilir. Burada bizim yaptığımız şey şansımızı denemektir ayrıca kurtarılan verinin belkide sadece bir kısmı işimize yarayacaktır, mesela kurtarılan şey bir resim ise belkide sadece %30’u görüntülenebilecektir gibi.

Batch repair sekmesine geçtiğinizde, bozuk birden fazla dosyayı aynı anda kurtarmak için seçenekler olduğunu göreceksiniz. Bunlar vasıtası ile birden fazla zip dosyasını kurtarmayı da deneyebilirsiniz. Yazılım ücretsiz kullanılabilmesi açısından rakiplerinden ayrılmaktadır. Kurulumlu olması dezavantaj olsada kurduğunuz dizindeki klasörü olduğu gibi alıp portable olarak ta kullanabilirsiniz.

[su_button url=”https://www.datanumen.com/zip-repair/” target=”blank” style=”stroked” background=”#2d78ef” center=”yes” icon=”icon: download”]Buradan İndir[/su_button]


 

Google Chrome’un Yazdıklarınızı Hatırlamasını İstermisiniz

Google Chrome Otomatik Doldurma Ayarları

Google Chrome’un otomatik doldurma adı altında bir özelliği bulunur. Bu ayara ulaşmak için sağ üstte köşedeki Üç noktaya tıkladıktan sonra Ayarlar kısmına tıklayın ardından açılan sayfada sol tarafta otomatik doldurma kısmına tıkladığınızda üç kategori karşınıza çıkacaktır.

  • Şifreler
  • Ödeme yöntemleri
  • Adresler ve daha fazlası

Google Chrome’un önceden yazılan her şeyi hatırlaması için adresler ve daha fazlası kısmına tıkladıktan sonra açılan “Adresleri kaydet ve Doldur” kısmının karşısındaki Butonu açık konuma getirmeniz gerekir.

Böylece Telefon numaraları, e-posta adresleri ve gönderim adresleri gibi bilgileri otomatik olarak kaydedecek ve görüntüleyecektir. Eğer bu bilgileri kaydetmesini istemiyorsanız butonu kapalı konuma getirmeniz yeterlidir (Chrome da bu ayar varsayılan olarak açık konumda gelir). Yine ödeme yöntemleri kısmına tıklayıp “Ödeme yöntemlerini kaydet ve doldur” yazısının karşısındaki Butonu açık konuma getirmeniz gerekir. Eğer Her iki ayara da kısa yoldan ulaşmak istiyorsanız aşağıdaki komutları Google Chrome adres satırına yazmanız ve enter tuşuna basmanız yeterlidir.

chrome://settings/addresses
chrome://settings/payments
chrome://settings/passwords

İlk komut, adresler, ikincisi ödemeler, son komut ise şifrelerin otomatik olarak kaydedilmesi ile ilgili sayfaları açacaktır.

En İyi Performansı Sunan İşletim Sistemi Hangisi? Windows, macOS ve Ubuntu

Windows 10, Ubuntu 19.10 ve macOS 10.15’in kıyaslandığı testlerin sonucunda, kimsenin beklemediği bir sonuca ulaşıldı.

İşletim sistemleri, kullanmakta olduğumuz akıllı telefon veya bilgisayar gibi teknolojik ürünlerde çok büyük bir önem arz ediyor. Çünkü bu sistemlerin sahip oldukları çalışma mekanikleri, tüketicilere aynı donanım kullanılsa bile daha farklı bir performans sunabiliyor. Hal böyle olunca da tüketiciler, kullandıkları işletim sisteminin diğer işletim sistemlerine göre farklarını ve hangi işletim sisteminin en iyi performansı sunduğunu merak ediyorlar.

Şimdi ise dünyanın en popüler üç işletim sistemi Windows 10, Ubuntu (Linux tabanlı) ve Apple’ın sahip olduğu macOS işletim sistemleri kıyaslandı. Kıyaslamalar, tek bir bilgisayarda yapıldı ve işletim sistemleri, 80’den fazla kriterde karşı karşıya getirildi.

Test ekibi, üç işletim sistemini de kıyaslayabilmek için bir MacBook Pro kullandı. Bu MacBook Pro, Intel Core i7-6700HQ Skylake işlemciye, 2 adet 8 GB’lik RAM’e, 250 GB Apple SSD’sine ve AMD Radeon Pro 450 ekran kartına sahipti. İşletim sistemleri ise sunulan son güncellemelere sahipti ve bir testin sona ermesinin ardından MacBook Pro’ya format atıldı. Yapılan testlerde Windows 10, Ubuntu 19.10 ve macOS 10.15 işletim sistemleri kullanıldı.

Uzmanlar tarafından gerçekleştirilen testlerde her üç işletim sisteminin de oyun performansları, grafik performansları, internet tarayıcı performansları, yazılım geliştirme performansları gibi kriterler kıyaslandı. Yapılan karşılaştırmaların sonucunda uzman ekip, nihai bir sonuca ulaşarak hangi işletim sisteminin çok daha iyi bir performans sunduğu sonucuna ulaştı.

  • Not: Ekip, test işlemlerini yapabilmek için farklı farklı test platformlarını kullandı. Dolayısıyla da bu durum, test sonuçlarının fazlasıyla güvenilir olduğu anlamına gelmektedir.

İşte yapılan testlerin sonuçları

Ekibin test ettiği performans kriterlerinden ilki oyunlardı. Tahmin edilebileceği üzere Windows 10‘un oyun performansı hem macOS hem de Ubuntu’dan çok daha iyi bir sonuç gösterdi. Dünyanın en popüler oyunlarından olan Dota 2’de yapılan testlerde Windows 10’u Ubuntu takip etti. macOS ise oyun performansında sonuncu oldu.

Dota 2

Popüler işletim sistemlerinin kıyaslandığı testteki ikinci önemli kriter ise genel grafik performansıydı. Bu kriterde sonuçlar ilginç bir şekilde bazı farklılıklar gösterdi. Testin çoklu küreler etabında Windows daha iyi bir performans sunarken iki boyutlu Java görsellerinin oluşturulması sırasında yazıların üretiminde macOS, görsellerin üretiminde ve render vektörlerin oluşturulmasında Ubuntu daha iyi sonuç gösterdi. Windows bu konuda beklenen etkiyi gösteremedi.

İnternet tarayıcıları konusunda ise test ekibi, dünyanın en popüler iki internet tarayıcısını da kıyasladı. Firefox kullanımında en iyi performansı bu kez macOS verdi. Ubuntu, Firefox tarayıcısının kullanımında rakiplerine oranla geride kaldı. Google Chrome kullanımında ise Windows 10 pek çok kez rakiplerini geride bırakmayı başardı. Google Chrome performansı konusunda ikincilik, kimi zaman macOS kimi zaman ise Ubuntu’ya aitti.

Chrome

Tüm bu testlerin ardından ortaya çıkan nihai sonuç ise Ubuntu 19.10‘un en yüksek performans sunan işletim sistemi olduğuydu. Yapılan testlerden alınan tüm puanların aritmetik ortalaması alındığında Ubuntu 19.10’un 16.993 puan aldığı ortaya çıktı. Windows 10, yapılan testlerin ortalamasında 15.522 puan almayı başarırken macOS ise bu testlerin sonucunda 13.121 puan almış oldu.

İşte yapılan testlerin aritmetik ortalamalı sonucu

test sonuçları

Geleceğin VPN Teknolojisi Denilen WireGuard, Google Play Store’dan Kaldırıldı

Maksimum hız ve güvenliğe odaklanarak kullanıcıların hizmetine sunulan VPN protokolü WireGuard, Google Play Store’dan kaldırıldı. Uygulamanın mağazadan kaldırılmasının nedeni ise uygulamada bulunan bir bağış butonu.

İnternet kullanıcıları sık sık, VPN uygulamalarını kullanmak durumunda kalabiliyorlar. Bazı kullanıcılar daha çok yasaklı sitelere girmek için VPN uygulamalarına ihtiyaç duyarken bazı kullanıcılar ise internet ortamında anonim olabilmek için bu tarz uygulamaları kullanıyorlar. Günümüzde VPN hizmeti veren pek çok uygulama var ve bu uygulamaların çoğu benzer VPN hizmetine sahip.

WireGuard isimli bir uygulama ise diğer VPN uygulamalarına oranla benzersiz özelliklere sahip. Öyle ki bu VPN uygulaması, kullandığı protokolün ismini almış durumda. WireGuard isimli bir protokole sahip olan bu VPN uygulaması hem hız hem de güvenliği maksimum seviyede sunabiliyor. Ayrıca WireGuard, benzerlerine göre çok daha az kod içeriyor ve bu da uygulamanın, çok daha kolay bir şekilde çalışmasını sağlıyor.

WireGuard

WireGuard, açık kaynak kodlu bir uygulama. Dolayısıyla isteyen herkes, bu VPN protokolünün kodlarına erişebiliyor. Hem bilgisayarlar hem de akıllı telefonlar gibi mobil cihazlarda kullanılabilen WireGuard, sahip olduğu yapı sayesinde de batarya dostu bir uygulama olarak karşımıza çıkıyor. Ancak şu sıralar Google, WireGuard uygulamasını Google Play Store’dan kaldırmış durumda.

Google, açık kaynak kodlu uygulamaların seslerini duyurabilecekleri en popüler yerlerden bir tanesi. Ayrıca mobil uygulamaların tanıtım ve dağıtımları da sık sık Google üzerinden yapılıyor. Ancak Google, Play Store’da bulunan uygulamalardan bağış toplanmasını çok da sevmiyor. WireGuard geliştiricileri ise uygulamanın içerisinde bulunan bir bölümle bağış topluyordu. Hal böyle olunca da Google, WireGuard’ı Play Store’dan kaldırdı.

Aslına bakacak olursak geliştiriciler, uygulamaya koydukları bir butonla kullanıcıları, WireGuard’ın internet sayfasına yönlendiriyorlardı ve buradan bağış topluyorlardı. Yani aslında herhangi bir zorlama veya doğrudan bağış toplama gibi bir durum yoktu. Ancak Google tarafından yapılan açıklamalarda WireGuard’da söz konusu bağlantının bulunmasının bile ödeme politikasının ihlaline neden olduğu ve uygulamanın bu yüzden kaldırıldığı belirtildi.

Geliştirici ekip uygulamanın mağazadan kaldırılmasına itiraz etti ancak Google, bu itirazı da reddetti. Uygulamanın yeniden yayınlanabilmesi için geliştiricilerin bağış butonunu kaldırmaları gerekiyor. Geliştirici ekip şu sıralar, uygulamadaki bağış butonunu kaldırdı ve WireGuard’ın yeniden Google Play Store’a eklenmesi için bekleyişini sürdürüyor.

ajax-loader